YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3992
KARAR NO : 2007/3345
KARAR TARİHİ : 27.09.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 151 ada 38 parsel sayılı 22.919,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kendi adına tespit gören 151 ada 37 parsele, 151 ada 38 parselin bir kısmının eklenmesi için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, 151 ada 38 parselin fen bilirkişisi raporunda “A” ile gösterilen 8.233,83 metrekarelik kısmının davacıya ait 151 ada 37 parsele eklenerek bu parselin 21.293 metrekare yüzölçümü ile davacı adına, 151 ada 38 parselin ise 14.686,04 metrekare yüzölçümü ile davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ortak sınıra ilişkindir. Çekişmeli parsellerin kadastro tespitlerinin zilyetliğe dayanılarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ortak sınırın zilyetlik durumuna göre tespiti zorunlu bulunmaktadır. Davalının beyanına göre taşınmazların ortak muristen kaldığı ve taksim sonucu davacı ve davalı tarafa düştüğü anlaşılmaktadır. Taksimdeki ortak sınırın bilirkişi ve tanık beyanlarıyla tesbitine çalışılmamış, keşfe zirai bilirkişi götürülerek zeminde ortak kullanım sınırı olup olmadığı yönünde araştırma yapılmamış, tespit bilirkişilerinin tanık sıfatı ile dinlenmesi gerektiği düşünülmeden tespitin aksi karar verilmiştir. Bu şekilde eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle davaya konu parselleri kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmeli, yerel bilirkişi ve tanıkların ayrıntılı ve somut olaylara dayalı beyanları alınmak, tespit bilirkişileri dinlenmek suretiyle taksim sırasındaki ortak sınır ve sonrasındaki zilyetlik durumu belirlenmeye çalışılmalı, zirai bilirkişiden zeminde ortak kullanım sınırı olup olmadığı yönünde ayrıntılı rapor alınmalı sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.09.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.