YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6511
KARAR NO : 2022/5609
KARAR TARİHİ : 01.12.2022
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında davacının maliki olduğu … ili … ilçesi … Mahallesi 338 Ada, 4 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca, imar planında üç kata müsaade edilmesi halinde %20, dört kata müsaade edilmesi halinde %25, beş kata müsaade edilmesi halinde %30’a denk gelecek sayıda bağımsız bölümün ve ayrıca … ili … ilçesi … Mahallesi 788 Ada 195 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulu birinci kat 2 nolu bağımsız bölümün davacı arsa sahibine verilmesinin kararlaştırıldığını, davalının 788 Ada 195 Parselde bulunan taşınmazdaki inşaatı bitirdiğini ve dairleri de satışa çıkardığını ancak davacı arsa sahibine vermesi gereken 2 nolu bağımsız bölümü vermediğini, ileri sürerek, … ili … ilçesi … Mahallesi 788 Ada 195 Parsel üzerinde kurulu birinci kat 2 nolu bağımsız bölümün tapusunu iptaline ve davacı adına tesciline, taşınmazın üçüncü bir kişiye devredilmiş olması halinde taşınmazın parasal karşılığı olarak şimdilik 100.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.10.2019 tarihli dilekçesi ile taşınmaz el değiştirdiğinden, birleşen davada sözleşme yerine getirilmediği için ifadan vazgeçtiğini beyanla müspet zararlarını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında davacının belirttiği şartlarda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını ancak daha sonra davacının taşınmazı davalıya satmak istediğinin söyleyerek bu sözleşmeden vazgeçtiğini ve sözleşmeyi yırttığını, davalının da bedelini ödeyerek taşınmazı tapuda satım suretiyle devraldığını, sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; davacının açtığı birleşen dava ile artık davalı ile aralarındaki sözleşmeye bağlı kalmak istemediği yönünde iradesini açıkça ortaya koyduğu, bu açıdan isteminin artık aralarındaki sözleşmeden dönme ve menfi zararlar olabileceği değerlendirilerek dürüstlük ve iyiniyet kuralları gereğince; sözleşme ile bağlı kalması halinde hak edebileceği taşınmaz yönünden talebinin yerinde olmadığı, bu açıdan davalı müteahhitin başka yerde yapmış olduğu inşaattan sözleşme gereğince talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle açılan tapu iptal tescil olmadığı halde tazminat talepli asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dairenin 06.10.2021 tarih ve 2021/961 Esas sayılı tefrik kararıyla Akşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/333 Esas sayılı dosyasıyla birleşen aynı mahkemenin 2018/339 Esas sayılı dosyasıyla açılan tapu iptali ve tescil davası yönünden verilen kararın 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve mahal mahkemesine gönderilmesine karar verileceğinden, yargılamanın sürüncemede kalmaması ve iş bu dosyada temyiz yolunun açık olması nedeniyle aynı kanunun HMK 167. maddesi uyarınca, birleşen davanın ayrılmasına karar verilmiş ve birleşen dosya dairenin 2021/1463 Esas sırasına kaydedilmiş, dava konusu istemin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin aynen ifası ile sözleşme kapsamında davacı arsa sahibine verilmesi kararlaştırıldığı bildirilen başka bir taşınmazdaki bağımsız bölümün tapusunun iptali olmadığı takdirde taşınmazın rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı arsa sahibinin birleşen davada aynen ifası için eldeki davanın ikame edildiği sözleşmenin geriye etkili feshini talep ettiği, fesih beyanının tek taraflı varması gerekli yenilik doğurucu bir hak olduğu ve kullanılmakla artık dönülemeyeceği dikkate alındığında, geriye etkili feshi talep edilen sözleşmenin ayrıca aynen ifasının da istenemeyeceği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince ana davanın reddi kararında hukuka aykırı bir yön tespit edilmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-HMK’nın 166/1. maddesinde, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar.
HMK’nın 166/4 maddesinde davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tefrik kararıyla birleşen davanın ayrılmasına karar verilmiş ve birleşen dosya dairenin 2021/1463 Esas sırasına kaydedilmişse de; işbu dosyanın tefrik edildiği dosyada davacı arsa sahibi maliki olduğu taşınmazına ilişkin olarak müteahhitlik yapan davalı ile arsa payı karşılığı kat yapım sözleşmesi imzaladığını ve taşınmazı davalıya devrettiğini, davalı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilin sözleşmenin yerine getirilmesi için davalıya başvurmuşsa da yerine getirilmediğini, tapuda davalı adına tescil edilen taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda bahsedilen, iş bu dosyanın tefrik edildiği dosya ile bu dosya arasında davanın konusu ve tarafları bakımından maddi ve hukuki bağlantı bulunduğu, her iki davada aynı sözleşmeden kaynaklanan taleplerde bulunulduğu, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla iki davanın birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararlar çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunmaktadır.
O halde, aynı mahkemenin 2018/339 Esas sayılı davası ile eldeki dava arasında fiili ve hukuki irtibat olduğu ve bağlantılı davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği değerlendirilerek, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin birleşen aynı mahkemenin 2018/339 Esas sayılı dosyasıyla açılan tapu iptali ve tescil davası yönünden verilen kararın 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve mahal mahkemesine gönderilmesine karar verildiğinden, her iki davanın 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesi uyarınca birleştirilmesinin sağlanması ve her iki dosyanın birlikte görülmesi bakımından diğer temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 06.10.2021 tarih ve 2021/961 E., 2022/1257 K. sayılı kararın kaldırılarak hükmün re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
HMK 373/1 maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.