YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7949
KARAR NO : 2023/25
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Sanığın temyiz istemi yönünden; sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 04.04.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2021/676 Esas, 2021/599 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kasten öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
2. Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/623 Esas, 2021/684 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.03.2022 tarihli ve 2022/75 Esas, 2022/534 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanıkta suç işleme veya öldürme kastının bulunmadığına,
2. Sanığın eylemini, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında meşru savunma ya da aynı Kanun’un 27 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru savunmada sınırın aşılması koşulları altında gerçekleştirdiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın, olay tarihinden yaklaşık dört ay kadar önce tartıştıkları, olay tarihinde katılan, arkadaşları olan tanıklar …ve …ile birlikte iken sanığın katılanı arayarak konuşmak istediğini söylemesi üzerine tanıklar …ve …’un araç ile katılanı buluşma yerine yakın bir yerde bıraktıkları, katılanın saat: 21.30 sıralarında buluşma yeri olan Salt Berber’in önüne geldiği, sanığın oturduğu yerden kalkarak eline aldığı av tüfeği ile katılanı hedef almak suretiyle ateş ettiği, katılanın kaçtığı esnada sanığın arkasından ateş etmeye devam ettiği, katılanın yüz metre kadar uzaklaştıktan sonra tanık …’a telefonla haber verilmesiyle arkadaşları tarafından hastaneye götürüldüğü, sanığın eylemi neticesinde katılanın vücudunda, hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (6) derecede olan sol tibia – fibula açık parçalı kırığı meydana geldiği ve sol tibialis posterior arter yaralanması nedeniyle hayatî tehlike geçirdiği belirlenmiştir. Sanığın, suçta kullandığı av tüfeğinin, olay yerine gitmek için kullandığı araçtan ele geçirildiği, kontrolünde şarjörünün boş olduğu, atım yatağında bir adet fişeğin bulunduğu, olay yerinden ele geçirilen toplam dokuz adet boş av tüfeği kartuşunun bu tüfekten atıldığı tespit edilmiştir.
Suç vasfı yönünden; sanığın, şarjördeki fişeklerin tümünü sıkması ve atım yatağında bir tane fişek kalması, olay yerinde toplam dokuz adet av tüfeği kartuşunun bulunması, atış sayısı, katılanın hayatî tehlike ve ağır (6) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması, sanığın aşamalarda alınan savunmasında beyan ettiği üzere taraflar arasında husumetin bulunması, katılanı olay yerine çağıranın sanık olması, olay sırasında katılanın yaralanıp kaçmasına rağmen sanığın, katılanın arkasından ateş etmeye devam etmesi, katılanın kaçması nedeniyle sanığın eylemini tamamlayamaması nazara alındığında sanığın olayda öldürme kastı ile hareket ettiği kanaatine varılmakla, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.
3. Katılanın, aşamalardaki beyanlarının tutarlı olduğu saptanmıştır.
4. Tanıklar O. V., Y. İ. ve A. S.’nin beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
a) Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Kayseri Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 01.09.2021 tarihli adlî muayene raporunda;
“Sol tibia – fibula açık parçalı kırığına, sol tibialis posterior arter yaralanmasının,
1- …’ın yaşamını tehlikeye soktuğu,
2- Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı,
3- Yüz sınırları dahilinde yüzde sabit iz niteliğinde yara tarif edilmediği,
4- Duyularından veya organlardan birisinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunda rapor düzenlenebilmesi için şahsın tıbbi takip, tedavi ve rehabilitasyon süreci tamamlandıktan sonra muayene edilmek üzere Şube Müdürlüğümüze gönderilmesi gerektiği,
5-Vücuttaki kemik kırık ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4,5,6) olarak sınıflandırıldığında şahısta meydana geldiği bildirilen tibia – fibula açık parçalı kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,”
Görüşüne yer verildiği tespit edilmiştir.
b) Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca tanzim olunan, 01.11.2021 tarihli adlî muayene raporunda;
“Duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması/yitirilmesi açısından, adı geçenin olay tarihinin üzerinden 12 ay geçtikten sonra muayenesinin uygun olacağı,”
Görüşü açıklanmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilen ve 04.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un, 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 04.04.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suç İşleme ve Öldürme Kastı Yönünden
Sanık ile katılan arasında, olay tarihinden yaklaşık dört ay önce meydana gelen tartışma nedeniyle husumetin bulunduğu, olay tarihinde sanığın, katılanı arayarak olay yerine çağırdığı ve katılanı görünce eline aldığı av tüfeği ile katılanı hedef almak suretiyle ateş ettiği, katılanın kaçtığı esnada arkasından da ateş etmeye devam ettiği, sanığın eylemi neticesinde katılanın vücudunda, hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (6) derecede olan sol tibia – fibula açık parçalı kırığı meydana geldiği ve sol tibialis posterior arter yaralanması nedeniyle hayatî tehlike geçirdiği, sanığın, suçta
kullandığı av tüfeğinin, olay yerine gitmek için kullandığı araç içinde bulunduğu, kontrolünde şarjörünün boş olduğu, atım yatağında bir adet fişeğin bulunduğu, olay yerinden ele geçirilen toplam dokuz adet boş av tüfeği kartuşunun bu tüfekten atıldığı, sanığın, tüm şarjörü boşalttığı anlaşılmakla, sanık öldürme kastıyla hareket ettiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Meşru Savunma ve Meşru Savunmada Sınırın Aşılması
Katılanın sanığa yönelik herhangi bir eylemi olmaksızın sanığın yargılama konusu fiili gerçekleştirmesi karşısında, somut olayda meşru savunma ya da meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunmadığı, kaldı ki Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin dahi bulunmadığının tespit edildiği ve sanık hakkında kurulan hükümde, haksız tahrik indiriminin uygulanmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.03.2022 tarihli ve 2022/75 Esas, 2022/534 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2023 tarihinde karar verildi.