YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4631
KARAR NO : 2007/4631
KARAR TARİHİ : 23.11.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 123 ada 26 ve 30 parsel sayılı 6181,37 ve 6238,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, satın alma irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 26 nolu parsel davalılardan …, 30 nolu parsel de … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazlara tespit sırasında uygulanan vergi kayıtlarının gayri sabit hudutlar ihtiva ettiğini, miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağı iddiasına dayanarak dava açmış, yargılama sırasında ise ıslah dilekçesi vererek taşınmazların tamamının Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli 30 parselin uzun yıllardır ekonomik amacına uygun olarak kullanılmadığı, tabi kır görünümünde olduğu ve böylelikle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle mülk edinme şartlarının davalılardan … yararına gerçekleşmediğinin anlaşılmış bulunmasına göre, davalı …’un temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 123 ada 30 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davalı …’un çekişmeli 123 ada 26 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; bu parselin aynı zamanda Karabük Kadastro Mahkemesinin 2003/8 esas sayılı dosyasında da davalı olduğu, Orman İdaresi tarafından 26 parsel maliki … aleyhine taşınmazın orman olduğu iddiası ile dava açıldığı ve yargılamanın halen devam etmekte olduğu anlaşılmaktadır. Aynı parsele yönelik açılan tüm davaların birleştirilerek görülmesi zorunludur. Hal böyle olunca; öncelikle bu parsel hakkında açılan davaların birleştirilmesi, bundan sonra tarafların tüm iddia ve savunmaları doğrultusunda deliller toplanarak birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.11.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.