YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6619
KARAR NO : 2022/12101
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı çocuk düşürtme ve sağlık mensuplarının suçu bildirmemesi kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
HÜKÜM : Sanık …’un çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine; sanıklar …ve … ….nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanıklar…..’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık …’ın çocuk düşürtme ve sağlık mensuplarının suçu bildirmemesi, sanıklar ….. kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, sanıklar…..madde kullanılmasını kolaylaştırma, sanık …’in uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından beraatlerine
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi.
Sanıklar …. ve …..haklarında suçu bildirmeme ve çocuk düşürtme, sanık … ve…..hakkında çocuğun cinsel istismarı, sanık … açısından uyuşturucu temin etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılmış dava bulunmadığı halde beraat kararları verilmiş ise de, bu kararların hukuki değerden yoksun olup yok hükmünde bulunmalarından, incelemenin başlık kısmında belirtilen hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kasten yaralama ile sanık … hakkında tehdit suçlarından zamanaşımı içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Mağdureler vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde
CMK’nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu ve mağdurelerin uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmediği gibi mahkemece verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceği; kayden 02.05.1995 doğumlu olup kovuşturma evresinde 02.07.2010, 14.10.2010 ve 27.01.2011 tarihli celselerde on beş yaşından büyük olan mağdure …’nın sanıklardan şikayetçi olmadığını; kayden 31.05.1994 doğumlu olup kovuşturma evresinde 02.07.2010 tarihli celsede on beş yaşından büyük olan mağdure …..un olaydan dolayı sanıklardan şikayetçi olmadığını yalnızca sanık … hakkında şikayetçi olduğu yönündeki beyanı nazara alındığında iddianamede bahsi geçen eylemlerin iştirak halinde işlenmediğinin anlaşılması karşısında……dışındaki diğer sanıklar hakkındaki hükümleri yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkındaki kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Mağdurenin kovuşturma aşamasında diğer sanıklara yönelik yaşını on sekiz olarak söylediğine ilişkin beyanı, sanık müdafisinin 19.01.2017 tarihli dilekçesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı ve sonucuna göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da oluşup oluşmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mağdure …’ya yönelik iddia edilen eylemi nedeniyle açılan kamu davasında mağdure …a yönelik hüküm kurulması suretiyle hükümle gerekçe arasında çelişki oluşturulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.