YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6847
KARAR NO : 2023/91
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/302 Esas, 2019/151 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kasten öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/150 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2020/551 Esas, 2020/571 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın atılı suçu işlememesi nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Öldürme kastı ile hareket etmediğine bu nedenle suç vasfının hatalı belirlendiğine,
3. Somut olayda meşru savunma ve savunmada sınırın aşılması koşullarının oluştuğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’ın olay günü kız kardeşi ……,’i AVM’de erkek arkadaşı olan mağdur …’in yanında görmesi üzerine sinirlendiği, bu nedenle sanık ve mağdur arasında tartışmanın çıktığı, sanıkla mağdurun birbirlerine yumruk attığı, devamında sanığın mağduru bıçakladığı, olayda tartışmayı kimin başlattığının belli olmadığının kabulü ve mağdurdaki yaralanmaların göz önüne alınması neticesinde sanığın mağdura yönelik haksız tahrik altında öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın üzerine atılı suçu tevilli ikrar ettiği, kendisini savunmak için bıçağı rastgele savurduğunu iddia ettiği belirlenmiştir.
3. Mağdur …’in aşamalardaki beyanlarının adlî muayene raporu ile doğrulandığı görülmüştür.
4. Tanık Y.S’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığın eylemi neticesinde mağdur …’de meydana gelen yaralanmalara ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 19.12.2018 tarihli;
A)Mevcut tıbbi belgelerde kişide tarif edilen sol scapula altındaki toraksa nafiz yaralanmasının;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
2-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
B)Mevcut tıbbi belgelerde kişide tarif edilen sol meme altındaki toraksa nafiz yaralanmasının;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
2-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
C)Mevcut tıbbi belgelerde kişide sol SIAS lateralinde tarif edilen yaralanmasının;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği hususunda görüş bildirilebilmesi için tedavi gördüğü hastaneye sorularak yaralanmanın kas dokuyu görüp görmediğinin belirtilmesi gerektiği kanaatini bildirir rapordur.”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanık … hakkında … … Devlet Hastanesince tanzim olunan, 26.11.2015 tarihli adlî muayene raporunda; “sağ el baş parmak orta hatta dorsal yüzde 0.5 cm çapında skar dokusu ve sol yanakta minimal hiperemik alan bulunduğu, hayati tehlikesinin olmadığı, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olduğu,” şeklinde görüş beyan edildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararı Yönünden
Mağdurun aşamalardaki anlatımları, bununla uyumlu adlî muayene raporu ve sanığın da bıçağı rastgele savurduğu şeklindeki tevilli ikrarı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suç Vasfı Yönünden
Olayda kullanılan aletin niteliği, hedef alınan vücut bölgeleri, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurda bulunan toplam üç bıçak darbesinden sırt ve göğüs bölgesindeki iki ayrı kesinin ayrı ayrı yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olması, çevredekilerin müdahalesi ile sanığın eylemine son vermesi karşısında sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Meşru Savunma ve Sınırın Aşılması Yönünden
Sanık ve mağdurun soruşturma aşamasında alınan ilk beyanlarına göre, olay günü sanığın, mağduru, … olan kız kardeşi ile birlikte görmesi nedeniyle sinirlendiği, bu aşamaya kadar mağdurdan kaynaklanan haksız bir eylemin bulunmadığı, sanığın mağdura yumruk atarak ilk haksız hareketi başlattığı, mağdurun da kendisine yumrukla karşılık vermesi üzerine mağduru bıçakladığı olayda, ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklanması karşısında somut olayda sanık lehine meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, koşulları oluşmadığı hâlde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari oranda (1/4) haksız tahrik indirimi uygulanması hukuka aykırı bulunmuş ise de bu husus aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2020/551 Esas, 2020/571 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle sanık müdafiinin TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.