YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7289
KARAR NO : 2022/13070
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Dava, prime esas kazanç matrahı içerisinde olduğu kabul edilerek prime tabi tutulan yol ve yemek yardımları üzerinden alınan primlerin yersiz ödendiği iddiası ile istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama ile ilâmında belirtildiği şekilde davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin, dair karar verilmiştir.
Hükmün davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın konusunun kalmadığından bahsedebilmek için, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tüm tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gerekir.
Eldeki davada mahkemece verilen 28/06/2018 tarihli karar Dairemizin bozma ilamı ile; “… Yapılan yargılamada, davacı avukatının beyanı üzerine kurumdan ödemenin varlığı sorulmuş ve gelen cevabi yazı üzerine yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakta ise de, davalı Kurumca, davacı şirkete yapıldığı belirtilen ödemenin mahkemece verilen 09.07.2015 tarihli ilk karar üzerine yapılıp yapılmadığı irdelenmeli, ilk kararın icraya konulması üzerine yapılan bir ödeme olduğu belirlenirse, Kurumca yapılan ödemenin iradi bir ödeme olmadığı dikkate alınarak, davanın konusuz kalmadığı dikkate alınmalıdır. Ne var ki, uyulan bozma ilamı kapsamında davalı kuruma başvuru şartının yerine gelip gelmediği belirlenmeli ve ancak, kurumca yapılan ödemenin bu başvuru nedeniyle yapıldığının anlaşılması halinde ise şimdiki gibi karar verilmelidir.” Gerekçesi ile araştırma ve inceleme yapılmak üzere bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. …, … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 …, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, mahkemece bozma sonrası yapılan araştırmada, davalı Kurumun 16.03.2020 tarihli yazısı ile davacı vekiline yapılan ödemenin mahkemenin verdiği ve Dairemizin bozma kararına konu edilen 09.07.2015 gün ve 2014/1937 E.,2015/1177 K. Sayılı ilamına dayalı olarak yapıldığının belirtildiği ne varki davacı şirketin sonraki dilekçesinin de kuruma intikal etmediğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, öncelikle uyulan bozma ilamı ile oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde, davacı şirketin davalı Kuruma davadan önce yaptığı başvurunun varlığının araştırılması ile başvurunun olmadığı anlaşılır ise davacı tarafa usulüne uygun şekilde ve sonuç doğurabilecek nitelikte kesin süre verilmesi ile dava şartına ilişkin eksikliğin tamamlattırılması, sonucuna göre bu başvuruya dayalı olarak ödeme bulunmaması halinde ise işin esasına girilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.