Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/4288 E. 2007/4460 K. 16.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4288
KARAR NO : 2007/4460
KARAR TARİHİ : 16.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 24 parsel sayılı 351375 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, ifraz, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişisi krokisinde kırmızı kalemle boyalı olan 3300 metrekarelik bölümün Elbistan Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/441 esas,1996/25 karar ve 2006/248 esas, 2006/268 karar sayılı veraset ilamındaki hisseleri uyarınca davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ile fen bilirkişisi raporuna göre dava konusu taşınmazın nizalı bölümünün davacıların iddia ettiği tescil ilamının kapsamında kaldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile bu kısmın davacı taraf adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Fen bilirkişisi raporunda davacı tarafın dayandığı tescil krokisinin dava konusu taşınmazı kapsamadığını belirtmiştir. Kaldı ki tescil ilamında bu dosyanın davalıları taraf olmadığı için bağlayıcılığı da yoktur. Ayrıca yerel bilirkişi keşif sırasında , nizalı bölümün kimse tarafından kullanılmayan boş bir alan olduğunu, davacı tarafın dayanağı olan ve nizalı yerin kuzeyinde davacılar adına tapuda kayıtlı bulunan 41 sayılı parsele uygulanan kadastro öncesi tapu kaydının nizalı taşınmaz yönünü güneyde “bor” okuduğunu, ekim dikim yapılmayan boş bırakılan yerlere bor denildiğini belirtmiş olduğu gibi davacı tanıkları da çekişmeli kısmın kullanımı konusunda davacı tarafın iddiasını doğrular açıklamada bulunmamışlardır. Davacı iddiasını kanıtlayamamıştır. Mahkemenin delilleri yanlış değerlendirerek ispatlanamayan davanın reddine karar vermesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar vermesi isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.