Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/1802 E. 2006/4972 K. 29.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1802
KARAR NO : 2006/4972
KARAR TARİHİ : 29.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 19 parsel sayılı 310 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz pay tapu kayıtları, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydı miktar fazlasının tapu sabit hudutlu olmadığından adına tescili gerektiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında … zilyetliğe, M…. …, … … ve müşterekleri tapu kaydına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davada taraf olmayan … adına tesciline karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Başlıktada belirtildiği üzere çekişmeli taşınmaz tapu kaydı, harici satış ve zilyetliğe dayanılarak davalılar adına tespit edilmiş davacı … tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Adına tescil kararı verilen Mevlüde, süresinde usulüne uygun olarak dava açmadığı gibi açılan davaya da katılmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi gereğince davada taraf olmayan kişi (… malik) adına tescil kararı verilebilmesi için;
a) Kadastro komisyonlarından gönderilen tutanak muhtevasından malik tespitinin mümkün olmaması,
b) Mahalli mahkemelerden devredilen dosyaların muhdevasından malik tespitinin yapılamaması,
c) Dava açan mirasçı dışında başka mirasçının da bulunduğunun anlaşılmış olması, lazımdır. Olayda bu üç halden hiç biri bulunmadığına göre mahkemenin davada taraf olmayan kişi(… malik olsa bile) yararına hüküm kurması mümkün değildir. Mahkemece 3402 sayılı Yasa’nın 30/2. maddesindeki sınırlayıcı hüküm nazara alınmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.6.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.