YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13963
KARAR NO : 2023/20
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/149 Esas, 2022/190 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi, aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 12.05.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2022/21803 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/135817 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/135817 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Diğer suç yönünden verilen mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine, dosya aslının … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderildiği anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 06.06.2011 tarihinde işlediği, 27.06.2022 tarihinde Mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 30.11.2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın 21.09.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.11.2012 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 21.09.2013 tarihleri arasını kapsayan 10 ay 9 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 27.06.2012 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 12.05.2022 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Hükümlünün yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Hükümlünün üzerine atılı suçu 06.06.2011 tarihinde işlediği, 27.06.2012 günü Mahkemesince savunmasının alındığı, hükümlü hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 26.09.2012 tarihinde verilip 30.11.2012 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün 21.09.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen hükümlünün savunmasının alındığı 27.06.2012 günü işlemeye başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi gereği 30.11.2012 ilâ 21.09.2013 tarihleri arasında 9 ay 21 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 21.09.2013 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla, 27.06.2012 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 12.05.2022 tarihine kadar, 18.04.2021 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/149 Esas, 2022/190 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.