YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27309
KARAR NO : 2023/686
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından, uygulama maddesi belirtilmeksizin beraat kararı verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen tebliğnamede hükümlerin onanmasına dair görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabit olmasına karşın sanığın cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihi ve öncesinde sanığın, kız kardeşi ile evli olup boşanmak isteyen katılan … ve …’un anne ve babası olan diğer katılanlar … ve …’a telefonda ayrı zamanlarda olmak üzere boşanma konusundaki anlaşmazlık nedeniyle iddianamede ileri sürülen tehdit ve hakaret sözlerini söylediği ileri sürülmüştür. Dosyada söz konusu iddiaları ispata yönelik herhangi bir tanık beyanı, arama kaydı veya benzeri bir delil bulunmadığı görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, katılanlar vekilinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri açısından yapılan değerlendirmede, sanığın aşamalardaki savunmalarında, katılanlarla kız kardeşi ile katılan …’un evliliklerindeki sorunlar nedeniyle telefon görüşmeleri yaptığını kabul ettiği ancak iddia edilen tehdit ve hakaret sözlerini söylediğini kabul etmediği, taraflar arasında boşanma hususunda anlaşmazlık bulunduğu ve sanığın iddia edilen sözleri söylediğine dair her türlü şüpheden uzak ve mahkumiyet dayana olabilecek nitelikte delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın beraatine dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkeme’nin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak, beraat kararlarının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı 230/2 ve 232/6 ncı maddelerine aykırı davranılması yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Yerel Mahkeme’nin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, kararın ilgili kısmına “CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.