YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/601
KARAR NO : 2009/8330
KARAR TARİHİ : 11.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı murisinin, davalı işveren nezdinde 01.05.2002-15.05.2002 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, hak sahibinin, murisi sigortalının, 2002 yılına ilişkin çalışmasının tesbitine ilişkin istemi, Mahkemece, hak düşürücü süre nedeniyle yerinde bulunmamıştır.
Gerçekten, taraflar arasındaki uyuşmazlık, murisin geçmiş sigortalı sayılması gereken süresinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkeme; sigortalının kendisi yönünden söz konusu olan ve hizmetin geçtiği yılın sonundan başlamak üzere, Yasa değişikliğinden önce 10 ve daha sonra 5 yıllık hak düşürücü sürenin, aynen, hak sahibi için geçerli olduğundan bahisle istemi yerinde bulmamıştIr. Oysa, bir hak sahibi yönünden, sözü edilen sürenin gerçekleşip, gerçekleşmediğinden bahsedebilmek için, öncelikle, muris’ten bu kişiye sigorta kollarından bir hakkın intikal etmesi ve kişinin buna bağlı bir talep hakkının doğması gerekir. Henüz hakkının doğmadığı, murisin sağlığında kullanıp kullanmayacağı belli olmayan, murise ait bir hakkın kullanılmamasından ve buna bağlı hak düşürücü süreden söz edilemez. Şu duruma göre, bir hak sahibi yönünden hak düşürücü süre; ancak muristen kendisine sigortalılık tesbit istemine ilişkin bir hakkın intikal ettiği ölüm tarihinde başlamalıdır. Ne varki, muris tarafından sağlığında kullanılmamış ve hak düşürücü sürenin gerçekleştiği bir durumda, artık, hak sahibine intikal edecek bir dava hakkının da söz konusu olamayacağı kuşkusuzdur.
Dava konusu olayda; murise ait tesbiti istenilen çalışmalar 2002 yılına ilişkindir. Muris ise, 12.08.2007 tarihinde ölmüştür. Murisin ölüm tarihi itibariyle, yukarıda sözü edilen yasa kuralının öngördüğü hak düşürücü süre “5” yıl olarak belirlenmiş bulunduğundan hak düşürücü süre henüz gerçekleşmemiştir. Hak sahibinin talep hakkının kendisine intikal ettiği, 12.08.2007 tarihinde başlamak üzere hak düşürücü süre işlemeye başlayacaktır. Sigortalı murise ilişkin çalışma sürelerinin tesbitine ilişkin istem ise, 02.01.2008 tarihinde dava konusu edildiğine ve bu tarihte yasal “5” yıllık hak düşürücü süre henüz dolmadığından artık anılan sürenin gerçekleştiğinden bahisle istem reddolunamaz.
Mahkemenin, komşu işyeri tanıklarının murisin çalışmasını doğruladığı da dikkate alınarak istemin kabulüne karar vermesi gerekirken aksine görüşle istemi reddetmesi ve işin esasına girmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yöne ilişkin istemi kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.