YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4614
KARAR NO : 2009/6127
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 990 ada 23, 879 ada 9 ve 24 parsel sayılı 34900.04, 42095.92 ve 12744.13 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 990 ada 23 ve 879 ada 9 sayılı parseller 4753 sayılı Yasa ile oluşan Hazine tapusunun tesisinden önce zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, 990 ada 23 sayılı parsel eşit paylarla …, 879 ada 9 sayılı parsel eşit paylarla…ve … adlarına; 879 ada 24 sayılı parsel ise, 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve …, yasal süresi içinde 879 ada 24 sayılı parsel hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın kendileri ve kardeşleri adına tescili istemi ile, davacı Hazine ise, tapu kayıtlarına dayanarak 879 ada 9 ve 990 ada 23 sayılı parsellerin adına tescil istemi ile ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı Hazinenin davasının reddine, diğer davacıların davasının kabulüne ve çekişme konusu 990 ada 23, 879 ada 24 ve 879 ada 9 sayılı parsellerin payları oranında …, …, … ile … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı (karşı davalı) Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 879 ada 24 sayılı parsele yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- 879 ada 9 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; bu taşınmaz, Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalar sırasında 1851 ve 1852 parsel numaraları ile iki parça halinde tespit edilmiştir. 1852 sayılı parsel de ifraz edilerek 31.8.1949 tarih ve 187 sıra numaralı tapu kaydı miktarı 8000 metrekare olarak ve 3153 parsel sayısı ile kayıt maliki … adına belirtilerek, kaydın miktar fazlası olan 11000 metrekare yüzölçümlü bölüm için ise Hazine adına 1964 tarih ve 424 sıra numaralı tapu kaydı oluşturulmuştur. 1851 sayılı diğer belirtmelik parseli ise 26.8.1949 tarih ve 111 sıra numaralı tapu kaydının miktarı kadar olan bölümüne 3152 parsel numarası verilerek 19000 metrekare olarak maliki … adına bırakılmış; iskan yolu ile oluşan bu kaydın miktar fazlası ise 3152 parsel numarası ile 9500 metrekare olarak Hazine adına belirtilmiştir. Hazineye belirtilen kısım için Hazine adına tapu kaydı oluşup oluşmadığı tam olarak araştırılmamış, belirtmelikte uygulanan 31.8.1949 tarih ve 187 sıra numaralı tapu kaydı ile oluşmuş ise Hazineye ait tapu kaydı tapusu ve dayanağı haritalar getirtilerek ve mahallinde uygulanmak suretiyle kapsamları belirlenmemiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için belirtmelik tutanağında uygulanan tüm tapu kayıtları ve 4753 sayılı Yasa ile Hazine adına oluşan tapu kayıtları ve haritaları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları, kadastro paftasıyla ölçekleri eşitlenip çakıştırılmak suretiyle uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda davalı dayanağı tapu kayıtları krokisi kapsamında kalan kısmın davalı taraf adına tesciline karar verilmelidir. Davalı tarafın dayanağını oluşturan ve belirtmelik tutanağında uygulanan 31.8.1949 tarih ve 187 ve 26.8.1949 tarih ve 111 sıra numaralı tapu kayıtlarının haritalarının bulunamaması veya uygulama kabiliyetlerinin olmaması halinde, tapu kayıtlarının sabit hudutlu olup, olmadığı araştırılmalı, tapu kayıtları gayri sabit hudutlu olması ve davalıya ait tapu kaydı miktar fazlası Hazineye ait tapu kaydı kapsamında kalması halinde davalı tarafın zilyetliğinin ancak iskan tarihinden sonra başlayabileceği nazara alınarak bu tarihten Hazine tapusunun tesisine kadar zilyetlikle iktisap süresinin dolmadığı gözetilmeli, yapılan uygulama sonunda taşınmazın, tarafların dayandığı tapu kayıtları dışında kalan bölümünün bulunduğunun anlaşılması halinde, bu bölüm üzerinde 3402 sayılı kadastro Yasası’nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü,ile hükmün BOZULMASINA,
3-Çekişme konusu 990 ada 23 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarında taşınmazın bir bölümü hakkında belirtmelik tutanağında 2482 nolu parsel altında … işgalinde olduğu belirtilerek 6335 sayılı Yasa gereğince adına 2.1.1964 tarih ve 642 sıra numaralı tapu kaydı oluşturulmuştur. Taşınmazın diğer bir bölümü ise 2450 numaralı belirtmelik numaraları parsel olarak 1937 tarih ve 991 tahrir numaralı ve sabit sınırlı vergi kaydının kapsamında kalan yer olduğu belitilmek suretiyle 11000 metrekare yüzölçümü ile … adına belirtilmiş bu şahsın satışı ile de davalı tarafa geçmiştir. Kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmaz, bu kayıtlara ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine 4753 sayılı Yasa ile oluşan 2.1.1964 tarih ve 642 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı taraf cevap dilekçesi ile 24.12.1952 tarih ve 89 sıra numaralı tapu kaydına da dayanmış ve kaydın fotokopisini cevap dilekçesine eklemiştir. Davalının dayanağı bu tapu kaydı getirtilerek taşınmaza uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, tarafların dayandığı tapu kayıtlarının haritaları kadastro paftası ile çakıştırılarak, 3402 sayılı yasanın 20/A maddesi gereğince kapsamları belirlenmediği gibi, yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen fen bilirkişi …ın raporlu krokisinde dava konusu 990 ada 23 sayılı parselde gösterilmemiştir. Böylesine eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydı ve dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası ile davalı tarafın dayandığı 24.12.1952 tarih ve 89 sıra numaralı tapu kaydı tüm tedavülleri varsa haritası ile birlikte getirtilerek mahallinde yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında Hazine tapusu, davalı dayanağı tapu kaydı ve haritaları, kadastro paftasıyla ölçekleri eşitlenip çakıştırılmak suretiyle uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli, davalı tarafın getirtilecek tapu kaydının haritasının bulunmaması halinde kapsamı sınırları okunup, uygulanmak suretiyle belirlenmeli, ayrıca belirtmelik tutanağında uygulanan vergi kaydı da uygulanarak kapsamı belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında ayrıntılı bilgi alınmalı, teknik bilirkişiye çekişmeli taşınmazı komşularını ve dayandığı kayıtların uygulanmasını gösterir ayrıntılı ve krokili rapor alınmalı, 3402 sayılı Yasa’nın 13, 46/1 ve 14. maddelerle birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.