YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4718
KARAR NO : 2006/7488
KARAR TARİHİ : 24.11.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle: “mahkemece çekişmeli parselin davalı Hazine adına tesciline, fen bilirkişisi raporunda (B) ile gösterilen kısmın …, …, M…., (A) ile gösterilen kısmın müdahil …, (C) ile gösterilen kısmın müdahil … ve … kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş, müdahil davacı …’ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, orman sınırları dışına çıkarılan nizalı taşınmazın zilyedlerinin zilyetliklerinin beyanlar hanesinde gösterilmesi için eylemli olarak kullanılması zorunludur. Tutanağın edinme sütununda taşınmazın kullanılmadığı belirtilmiş, zirai bilirkişi raporu, yerel bilirkişi ve tanıklar da kadastro tutanağını doğrulamıştır. Davaların reddine taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin tespit gibi davalı Hazine adına tesciline, 15.9.2005 tarihli bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 2000.17 metrekarelik kısmın …, …, M…., (A) ile gösterilen 7.876.23 metrekarelik kısmın ve (D) ile gösterilen 8.964.55 metrekarelik kısmın müdahil …, (C) ile gösterilen 5.708.36 metrekarelik kısmın müdahil … ve … Başsarı kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere ve hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Hükmüne uyulan bozma ilamında da işaret edildiği üzere taşınmaz üzerinde davacı ve müdahillerin kütüğün beyanlar hanesinde gösterilecek şekilde meydana getirdikleri muhdesat ve sürdürülen bir zilyetlikleri olmadığı halde mahkemece davacı ve müdahillerin isimlerinin kütüğün beyanlar hanesine zilyet olarak yazılmasına karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedeni ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden “kararın hüküm fıkrasının zilyetlik şerhi ile ilgili iki, üç, dört, beş, altı, yedi ve sekizinci bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına” hükmün bu çıkarmadan sonra kalan şekli ile ONANMASINA, 24.11.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.