YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2759
KARAR NO : 2009/3625
KARAR TARİHİ : 25.05.2009
MAHKEMESİ : İZMİR 4. İCRA MAHKEMESİ
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’ın İİK’nun 338, TCK’nun 62.maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İcra ve İflas Kanunu’nun “Beyanın muhteviyatı” başlıklı 74.maddesindeki “Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında borcuna yetecek miktarın nevi ve mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanığın 26.09.2007 tarihli mal bildiriminde “….. şu anda herhangi bir ticaretimiz yoktur. İşlerimizin düzelmesiyle diğer borçlarım gibi iş bu borcumuzu da ödeyeceğiz….” şeklindeki beyanının borcu ne şekilde ödeyeceğini bildirmesi anlamına geldiğinin kabulünün gerekmesi karşısında bildiriminin geçersiz olduğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının bu yönlü bozma istemine iştirak edilmemiştir. Ancak;
Borçlu sanığın maliki olup mal beyanında bildirmediği 1272 parselde bulunan 4 nolu bağımsız bölümün üzerinde 8 adet haciz olup, takip meblağının da 22.060,00 TL. olduğu dikkate alındığında, taşınmazın değerinin üzerindeki tüm hacizlerle birlikte borcu karşılamayacağı anlaşılmakla, isnat edilen eylemin oluşmadığının kabulü zorunludur. Hal böyle olunca sanığın beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
30.07.2003 gün ve 251184 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 99.maddesi ile İİK’nun 352.maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK’nun 354.maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 25.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.