YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6159
KARAR NO : 2023/393
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 05.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.01.2010 tarihinde gözaltına alındığı, 25.01.2010 tarihinde ifadesi alınarak serbest bırakıldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, verilen kararın 14.11.2016 tarihinde
kesinleştiği ve davacının üzerine atılı suç nedeniyle manevi olarak büyük zarara uğradığı gerekçesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 25.06.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti ile süresinde açılmamış ise reddi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olup olmadığının araştırılması gerektiğini beyan etmiştir.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2017 tarihli ve 2017/130 Esas, 2017/137 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2017/2764 Esas, 2018/1225 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 26.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın tazminat miktarının eksiltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gerekçesiyle temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebebi manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.01.2010 tarihinde gözaltına alındığı, 25.01.2010 tarihinde ifadesi alınarak serbest bırakıldığı, 22.01.2010 – 25.01.2010 tarihleri arasında fiilen gözaltında kaldığı, yapılan yargılama neticesinde … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarih 2015/264 Esas ve 2015/417 Karar sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği, verilen kararın 14.11.2016 tarihinde kesinleştiği, hükmün kesinleştiğinin tebliğine dair bir belge bulunmaması ve davacı vekilince 05.05.2017 tarihinde dava açılması karşısında açılan davanın süresinde olduğu, davacı asilin avukatınca açılan … bu davaya muvafakat verdiği, davacının yerleşim yerinin … ili olduğu, davanın yetkili mahkemede açıldığı ve Uyaptan yapılan kontrolde koruma tedbiri nedeniyle mükerrer açılan davanın olmadığı sabit görülmüştür.
Davacının talep ettiği manevi tazminata ilişkin olarak davacının gözaltı süresi, soyal ekonomik durumu, kişiliği, daha önceki sabıkasız geçmişi, davacı hakkında atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş olması, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tazminat davasının kesinleşeceği süreye kadar davacının elde edeceği parasal değer ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde 300,00 TL manevi tazminatın talep doğrultusunda haksız işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 150,00 TL’ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarih 2015/264 Esas ve 2015/417 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt suçundan 22.01.2010 – 25.01.2010 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat kararının 14.11.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamede tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
3. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2017/2764 Esas, 2018/1225 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.