Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/4992 E. 2009/8962 K. 18.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4992
KARAR NO : 2009/8962
KARAR TARİHİ : 18.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 26.4.2001-1.8.2006 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre, sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre, kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış
Dosyadaki kayıt ve belgelerden , aynı mahkemenin 2006/1037 Esas 2007/148 Karar sayılı dosyasında; davacının sattığı ürün bedelinden tevkifat yoluyla tarım Bağ Kur’a ilk prim kesintisinin Nisa-1995 tarihinde yapıldığı, 1996,1997,1998,1999 ve 2001 yıllarında prim kesintilerinin bulunduğu dikkate alınarak 1.5.1995-26.4.2001 tarihleri arasında tarım Bağ Kur sigortalısı olduğun tespitine dair verilen kararın Dairemizce 18.10.2007 tarihinde onanarak kesinleştiği, davacının 26.8.2002 tarihinden beri ziraat odasına kayıtlı olduğu ve tarım arazisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının 2001 yılındaki prim kesintisinden bir yıl sonra 26.8.2002 tarihinde başlayan ziraat odası kaydının halen devam etmesine ve tarım arazisinin bulunmasına göre 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesi kapsamında tarımsal faaliyetin kanıtlandığı 26.4.2001-1.8.2006 tarihleri arasındaki bu dönemin kabulü yerine reddine karar verilmesi usul ve yaysa aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 18.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.