YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14812
KARAR NO : 2023/537
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : A) İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2019 tarihli ve 2018/77 Esas, 2019/63 sayılı Kararı ile; atılı suçtan mahkumiyet
B) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2019/1757 Esas, 2019/3048 sayılı Kararı ile; ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan beraat
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 2019/1757 Esas, 2019/3048 sayılı Kararının katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde
temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2018 tarihli ve 2018/216 Esas, 2018/448 Soruşturma, 2018/29 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06/02/2018 tarihli ve 2018/26 Esas, 2018/43 sayılı Kararı ile sanık hakkında son soruşturmanın açılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmasının temini için dosyanın yetkili ve görevli İzmir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2019 tarihli ve 2018/77 Esas, 2019/63 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafii ve katılanın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 2019/1757 Esas, 2019/3048 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan …’nın temyiz istemi, sanığın dava açmak için kendisinin vekilliğini üstlendiğine ancak dava açmak için gerekli süreyi kaçırması nedeni ile kusurlu bulunduğuna, kusurlu vekili ibra etmeyeceğine, hukuki yardım alamaması nedeni ile yeni bir vekil arayışına girdiğine, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Avukat olan sanık …’nın, katılanın vekilliğini üstlendiği, vergi ve vergi cezası ihbarnamesinin iptali için tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük dava açma süresinden sonra Vergi Mahkemesinde dava açması üzerine süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği, bu suretle üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle atılı suçtan cezalandırılması talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince; sanık …’nın avukat olduğu, katılanın kendisine süresinde verdiği belgeler ve ücrete rağmen Vergi Mahkemesine açacağı davayı yasal süreyi geçirdikten sonra açtığı, mağdurun tutarlı anlatımı, tanık …’ün beyanı ile sanığın eyleminin sabit olduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
Kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; katılanın sanığın üzerine atılı eylemleri kapsar şekilde 23.11.2016 tarihli ibraname verdiği, duruşma sırasında belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, belgedeki imza dışındaki metnin bilgisayarla yazılmış olması itibarıyla yazı ve imza yaşı karşılaştırmasının teknik olarak yapılmasının mümkün olduğu, belge tarihinden bir gün sonra da katılan tarafından sanığın vekillikten azledildiği, itibar edilmemesi için geçerli bir sebep ve bu yönde somut bir iddia ve delil de bulunmayan belgedir başlıklı ibraname içeriğine göre oluşan hukuki duruma nazaran sanığın üzerine atılı eylemin kanunda suç olarak tanımlanmadığı kabulüyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; gerekçeye dayanak yapılan bu Kanun hükmünün ilk derece mahkemesi tarafından belirlenen maddi mesele değiştirilmediği hallerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü bakımından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30/09/2019 tarihli ve 2019/1757 Esas, 2019/3048 sayılı Kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek aynı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.