Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/2049 E. 2007/2028 K. 29.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2049
KARAR NO : 2007/2028
KARAR TARİHİ : 29.05.2007

MAHKEMESİ : Dursunbey İcra Mahkemesi

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’nin 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1. maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair Dursunbey İcra Mahkemesinin 3.2.2006 tarihli ve 2005/21 esas ve 2006/9 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür”şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi 1. fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmememekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 8.1.2007 gün ve 520 sayılı Kanun Yararına Bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 25.1.2007 gün ve K.Y.B. 2007/6169 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, dairemizin 6.2.2007 gün ve 2007/441-232 sayılı kararıyla dosya içerisinde icra takip dosyası bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE karar verilmiş istenilen eksiklik giderilerek Yargıtay C.Başsavcılığının 26.4.2007 gün ve 2007/96840 sayı ile dairemize gönderilmiş olmakla; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, suç tarihinden sonra, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür…”, mal beyanında bulunmama fiili 2004 sayılı İİK’nun 337/1. maddesinde on günden bir aya kadar hafif hapis cezası ile yaptırım altına alınmış iken 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak
./..
2007/2049-2028 S/2

yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 7.maddesi ile İİK’nun 337. maddesindeki eylemin müeyyidesi 10 gün disiplin hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1. fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddelerine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının Kanun Yararına Bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görüldüğünden uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Dursunbey İcra Mahkemesinin 3.2.2006 gün ve 2005/21 esas 2006/9 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY’nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık…’nin 5349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa’nın 7.,5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddeleri dikkate alınarak 10 gün karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00YTL’den hesaplanarak sonuç olarak 200.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 29.5.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.