YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19266
KARAR NO : 2009/8615
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat talebinin SGK’ca bağlanan gelirlerle karşılandığından reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 11 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 15, davalı işverenin % 75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 12.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 15.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“l- Davacının maddi tazminat talebinin SGK’ca bağlanan gelirlerle karşılandığından reddine,
2-l2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 6.4.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
3-Alınması gereken 648,00 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 601,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 46,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye irat kaydına, davacıdan alınan 601,50 TL peşin harç ile 7.88 TL başvuru harcı toplamı 609,38 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden l.440,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya, reddedilen miktar üzerinden 960,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 265,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 159,00 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 60.00-TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 15.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.