YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19462
KARAR NO : 2009/10015
KARAR TARİHİ : 29.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre, davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacıların murisi sigortalı …’un öldüğü iş kazasında sigortalının % 30 davalı işverenliğin ise % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
a) Borçlar Kanunun 44/2 maddesi “Eğer zarar kasden veya ağır bir ihmal veya tedbirsizlikle yapılmamış olduğu ve tazminide borçluyu müzayakaya maruz bıraktığı takdirde hakim hakkaniyet tevfikan zarar ve ziyanı tenkis edebilir ” hükmüne göre, davacılar murisinin kusuru ve zararın tanzimi de borçluyu müzayakaya maruz bırakmayacağının belirgin bulunmasına göre, dava konusu olayda B.K.44/2 maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığı gözetilmeksizin anılan maddeye dayanılarak davacı eş ……’un hesaplanan tazminatından BK.43 madde gereğince indirim yapılması usul ve yasaya aykırıdır.
b) Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı çocuklar… ve … yararına ayrı ayrı 1000’er TL. manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı 700’er TL.’sına hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/ 7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı davacı eş …’ın hesaplanan 57.347,59 YTL tavan zararından SGK peşin sermaye değeri olan 43.182,60 YTL’nin indirimi ile kalan l4.l64,99 TL maddi tazminat ile çocuklar yönünden takdiren 1000’er TL manevi tazminata karar verilmek suretiyle düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine;
1-Davacılar… ve … …’un maddi tazminat istemlerinin, Kurum gelirleri ile karşılanmaları nedeni ile reddine,
2-Davacı Eş ……’un maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile hesaplanan l4.l64,99 YTL maddi tazminatın l6.l.2002 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
3-Davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulü ile davacı eş …ve Çocuklar … ve… için ayrı ayrı l000’er TL manevi tazminatların l6.l.2002 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Alınması gereken 926,85 TL ilam harcından peşin alınan 451,50 TL’nin indirimi ile kalan 475,35 TL ilam harcının davalılardan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
5-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 461,60 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
6-Kabul edilen miktarlar nazara alınarak 367,56 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine 398.19 TL. Kalan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekil ile temsil edilen davacılar yönünden, hüküm altına alınan maddi tazminat yönünden, l.699,68 TL ve hükmedilen manevi tazminatlar yönünden ayrı ayrı 500’er TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, maddi tazminatların bir kısmının reddi kurum gelirleri ile karşılanması nedenine dayalı olduğundan reddedilen maddi tazminatlar yönünden vekil ile temsil edilen davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, davacı ve davalılardan … ve … tarafından 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden … ve …’e yükletilmesine, 29.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.