Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5227 E. 2009/1273 K. 10.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5227
KARAR NO : 2009/1273
KARAR TARİHİ : 10.03.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … … … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın, davalı şirkete … sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 7.734.11.-YTL’nin kaza tarihinden veya davalının hasar ödemeyeceğini red tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … … AŞ. vekili, kaza sırasında sürücünün alkollü olması nedeniyle hasarın teminat dışı olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davanın davacıları, davalı … şirketinin kazaya karışan diğer araca yapılan ödeme nedeniyle davacılar hakkında icra takibi yapıldığını, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, 12.6.2008 tarihli dilekçesinde, davalı şirkete ödenen 900.-YTL, 30.4.2007, 1.044.-YTL’nin 2.7.2002 tarihinden, işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … … AŞ. vekili, kazaya karışan … plakalı araç için sigortalısına ödeme yapıldığını, TTK 1301.maddesi gereğince icra takibi yaptıklarını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, 7.734.11.-YTL’nin 8.6.2006 tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsiline, birleştirilen dava yönünden, davanın kabulü ile, 1.944.-YTL’nin 2.7.2007 tarihinden avans faizi ile, davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … … AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, … sigorta sözleşmesinden doğan tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
TTK.nun 1269.ncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.unci maddesi hükme gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879.maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafatının alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; dain ve mürtehin sıfatı olan bankanın muvafakatı olup olmadığı araştırılmalı, bankanın muvafakatı sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek dava sonuçlandırılmalı, aksi halde; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabul şekline göre de; kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, davacıya ait araç sürücüsünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle, tam kusurlu olduğu belirtilmiş; mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacıya ait araç sürücüsünün kontrolsüz kavşakta sağ taraftan gelen araca ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle %75 oranında, dava dışı araç sürücüsünün ise, ilk geçiş hakkına sahip olmasına rağmen, bu hakkı emniyetli şekilde kullanmaması ve her an durabileceği hızla aracını sevketmemesi nedeniyle, %25 oranında kusurlu olduğu ve davacıya ait araç sürücüsünün alkollü olmasının olaya münhasıran etkili olmadığını belirtmiştir. Bu hale göre, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında çelişki meydana gelmiştir. Mahkemece, çelişkinin giderilmesi için konusunda uzman …:……:… gibi kurumlardan seçilecek uzman iki makine mühendisi ile nöroloji uzmanından oluşan heyetten kusura yönelik olarak trafik kazasının münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği, başka unsurlarında kazaya etkisinin olup olmadığı konularında, ayrıntılı, denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre; Birleştirilmesine karar verilen dosya yönünden; birleştirilen davanın davalısı … … A.Ş., kazada hasarlanan … plakalı aracın … sigorta … olup, sigortalısına poliçe kapsamında yaptığı ödeme nedeniyle TTK.1301. maddesinde düzenlenen halefiyete dayalı olarak davacılar hakkında icra takibi yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar, yapılan icra takibi nedeniyle, davalı … şirketine ödemiş oldukları bedeli talep etmişlerdir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre, davacı …’ın %75, dava dışı aracın ise % 25, davalıya … sigortası ile sigortalı aracın ise kusursuz olduğu belirlenmiştir. Bu durumda, davacıların davalı … şirketine karşı ödenen miktarın %75 kusur oranına göre sorumlu oldukları gözetilerek, ödedikleri miktarın % 25 oranında istirdatına karar verilmesi gerekirken, tümünün davalı … şirketinden geri alınmasına karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle kabul şekli yönünden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … … AŞ’ye geri verilmesine 10.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.