Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/20021 E. 2009/9962 K. 25.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20021
KARAR NO : 2009/9962
KARAR TARİHİ : 25.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat konusunda taraflar anlaştıklarından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının iş kazası sonucu %22.2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 40, davalı işveren Temsan Dış Pazarlama lLTd Şti %40, diğer davalı işveren Gedik Döküm Vana Tic ve San AŞ %20 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 12.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“ 1- Maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına
2-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 15.00,00-TL manevi tazminatın 4.12.2003 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine
3-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 1.800,00-TL, avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, red olunan miktar üzerinden aynı tarife uyarınca 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalı Gedik Döküm Vana San.ve Tic.AŞ’ne verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan toplam 697,40TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 418,44 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına,
5-Alınması gereken 810.00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 434.85 TL nispi harcın mahsubuyla bakiye 375.15 TL nisbi harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına; davacı tarafından yatırılan 434.85 TL nispi harç ile 24.10 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 458.95 TL harc giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 25.6.2009 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.