Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/6418 E. 2022/5660 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6418
KARAR NO : 2022/5660
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm davalı … Gıda Pazarlama Ltd. Şti vekilince duruşmasız davalı … İnşaat Hafriyat Nakliyat Maden Oto Tic.ve San. Ltd. Şti vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 06.12.2022 gününde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı … İnşaat Hafriyat Nakliyat Maden Oto Tic.ve San. Ltd. Şti vekili Avukat … ile davacılar vekili Avukat … geldiler. Tebligata rağmen başka gelen yok. Temyiz talebinde bulunan davalı … Gıda Pazarlama Ltd. Şti ‘nin Avukatı …’ın mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Davalı … Gıda Pazarlama Ltd. Şti ‘nin Avukatı …’ın mazeret dilekçesinin reddine karar verilerek, açık mürafaaya devam olundu. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı … Nakliyat firmasına ait aracın yük boşaltırken davalı … Gıda şirketine ait işyerinin çatısındaki eterniti kırdığını, çatının onarılması için davalı … Nakliyat Ltd. Şti.nin Marmara Bölge Sorumlusu …’un mütevaffa … ile anlaştığını, müteveffanın onarmak için çatıya çıktığı sırada eternitin kırılması sonucu hayatını kaybettiğini, davalı şirket yetkilileri hakkında taksirle ölüme sebebiyet vermekten kamu davası açıldığını, Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/201 esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile davalıların kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve haklarında hapis cezasına karar verildiğini, müteveffanın yaşının 53 olduğunu, aylık ortalama 3.000,00TL kazandığını, davacıların geçimlerinin müteveffanın çalışmasından karşılandığını, ölümü nedeniyle maddi ve manevi destekten yoksun kaldıklarını belirterek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı … Gıda şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işyerine yem taşıyan … Nakliyat Ltd. Şti. Nakliyat aracının müvekkilinin çatısını kırdığını, çatının tamiratı için diğer davalı şirketin mütevaffa ile anlaştığını, müvekkili şirketin bu gelişmelerden haberinin olmadığını, bu konuda herhangi bir talimat vermediğini, davalı ile müteveffa arasında herhangi bir iş ilişkisinin olmadığını, asıl sorumlunun … Nakliyat Ltd. Şti. olduğunu, İş Kanunu gereği talimat vermeyen şirketin işi yapan kişiyi uyarma yükümlülüğünün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … İnş. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; ceza davasındaki bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkili şirketin diğer davalı … iş güvenliği hususunda denetleme yetkisi ve sorumluluğunun olmadığını, müvekkili şirketin yapılacak olan işe müdahale edemeyeceğini, dava konusu olayla illiyet bağının kesildiğini, kazanın diğer davalı şirketin işyerinde gerçekleştiğini, olayda davalı … Gıda Ltd. Şti.’nin asli kusurlu olduğunu, denetleme görevini yerine getirmediğini, bu hususların bilirkişi raporunda belirtildiğini, ancak ceza mahkemesinde dikkate alınmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacıların murisi …’in çatıyı onarmak için çatıda bulunduğu sırada çatıdan düşerek vefat ettiği, bilirkişi raporları ile kusur oranlarının ve tazminat miktarlarının tespit edildiği, olayda davalıların ayrı ayrı %34, şirket yetkilisi olarak ceza mahkemesinde yargılanan sanıkların ise ayrı ayrı %1 oranında kusurlu oldukları, yani davalıların toplam kusurunun %70 bulunduğu, 24/10/2018 tarihli aktüerya bilirkişisi raporunda davacı …’in 96.074,52 TL, davacı …’in 22.798,68TL, davacı …’in 6.971,71 TL destekten yoksun kalma zararının olduğunun belirlendiği, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, davacı … için 94.474,73 TL, davacı … için 22.053,95 TL, davacı … için 6.971,71 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı … için 6.000,00 TL, davacı … ve … için 3.000,00’er TL manevi tazminatın 29/12/2010 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2019/1816 Esas – 2021/668 Karar ve 08.04.2021 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacıların murisi müteveffa … ile davalı şirketler arasında sözlü bir eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olduğu açık olup, taraflar arasındaki ilişki işçi-işveren ilişkisi değildir. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğuna göre uyuşmazlığın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddeleri hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Dosya içerisinde bulunan olaya dair Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/201 Esas, 2012/424 Karar sayılı kararının incelenmesinden, davalı … Nakliyat Marmara Bölge yetkilisi … ile diğer davalı … Gıda yetkilisi İlyas Kumbasar’ın sanık olarak yargılandığı, yargılama sonucunda, taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın itiraz edilmeden 15.06.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza mahkemesinde verilen mahkumiyet kararları hukuk hakimini bağlar ise de, cezada saptanan kusur oranı hukuk hakimini bağlamaz (mülga 818 sayılı BK. md. 53. 6098 sayılı TBK. 74.).
Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre eser sözleşmesi ilişkisinde konunun uzmanı yükleniciler olduğundan gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü de yüklenicilere aittir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre, zararlandırıcı olayın gerçekleşmesine etkili olan yüklenici kusurunun tespitinde, iş güvenliği mevzuatından da yararlanılması olanaklı ise de, sadece bu mevzuata göre yüklenicinin kusuru belirlenemez. Çünkü, yüklenici işinin uzmanı sayılan, sorumlu meslek adamıdır. Yüklenici, eser sözleşmesi ile yüklendiği edimini yerine getirirken veya sözleşmenin hazırlanması aşamasında gerekli tüm tedbirleri almakla ödevlidir. Yüklenici, işçi sayılamayacağından iş sahibinin denetimine de tâbi değildir. Yüklenicilerin, iş sahibine karşı Türk Borçlar Kanunu’nun 472. maddesi hükmünden kaynaklanan sadakat borcu ve aynı Kanun’un 471. maddesi hükmüne dayalı özen borcu söz konusudur. Yüklenicinin, iş sahibine nazaran bağımsız çalışması, işin ehli olması da gözönünde bulundurularak sorumluluğu hizmet akdine göre çalışan işçiye nazaran daha ağır kabul edilmektedir. İş sahibinin zarara uğramasına neden olmaktan kaçınması, yüklenicinin “özen borcu” kapsamındadır. Açıklanan bu hukukî sebeplerle; kural olarak eser sözleşmesi ile yüklenilen edimlerin ifası sırasında veya sözleşmenin hazırlanması aşamasında gerçekleşen zararlı olayların oluşumunda etkili olan yüklenicinin kusurunun, daima iş sahibinin kusurundan daha ağır derecede olması gerekir.
Taraflar arasındaki ilişki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu gözetilerek davalıların, davacıların murisinin ölümünde kusurlu olup olmadığı, varsa oranının belirlenmesi için eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirme yapacak konunun uzmanlarından oluşan heyetten rapor alınması zorunludur. Mahkemece eser sözleşmesi hükümlerine göre konunun uzmanlarından oluşturulacak teknik heyetten rapor alınmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş; gerekirse yerinde keşif de yapılmak suretiyle 6100 sayılı HMK’nın 266 ve devamı maddeleri hükümlerine uygun şekilde oluşturulacak konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulundan rapor alarak, davacıların murisine ve davalılara ait kusur oranlarını, ağırlıklı kusurun yüklenicide olduğunu gözeterek eser sözleşmesinin ilke ve kurallarına göre belirlemek, iş sahibinin kusurlu olduğu anlaşılırsa bu kusur oranına göre destekten yoksun kalma tazminatını hesaplayan bilirkişiden ek rapor almak ve ayrıca manevi tazminat istemini de değerlendirmek ceza mahkemesinin kararı da gözetilerek sonucuna uygun bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. paragrafta açıklanan nedenlerle davalılar … Nakliyat Ltd. Şti ile … Gıda Ltd.Şti’nin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. paragraf uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2019/1816 Esas, 2021/668 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının davalılar yararına BOZULMASINA, 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalı … İnş Ltd. Şti.ye verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.