YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4759
KARAR NO : 2007/4740
KARAR TARİHİ : 27.11.2007
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Ödeme şartını ihlal suçundan sanık …’ın 2004 sayılı İİK’nun 5358 sayılı Yasa ile değişik 340.maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Denizli 1.İcra Mahkemesinin 24.04.2007 tarihli ve 2006/4135-2007/1685 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, sanığın oluşmayan ödeme şartını ihlal suçundan beraatine ilişkin Denizli 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2007 tarihli ve 2007/398 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 19.09.2007 … ve 47235 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 17.10.2007 … ve K.Y.B.2007/201028 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, 15.09.2006 tarihli haciz tutanağında yapılan taahhüdün hukuken geçerli olduğu cihetle itirazın reddine karar verilmesi yerine şikayet konusu olmayan 06.09.2006 tarihli haciz tutanağında yer alan taahhüdün geçersizliğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu sanık hakkında Denizli 1.İcra Müdürlüğünün 2006/4932 esas sayılı dosyasında yapılan takip sırasında 15.09.2006 tarihinde icra müdürü huzurunda alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen tutanakta toplam borç miktarının bütün ferileriyle birlikte hesaplanıp gösterildiği, 19.09.2006 tarihinde borçlu sanığın borcunun 50.000.00.YTL’lik kısmını geriye kalan 52.234.10.YTL.nı da 26.9.2007 tarihinde ödemeyi taahhüd ettiği anlaşılmaktadır. Yapılan taahhüt geçerlidir. Mahkemece aynı icra takip dosyası içerisinde borçlu sanık tarafından yapılan 12.9.2006 tarihli tutanakla yapılan taahhüdün geçersiz olduğu kabul edilerek itirazın kabulü ile sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. Müşteki vekilinin 19.10.2006 havale tarihli dilekçesi ile sanık tarafından yapılan 19.9.2006 tarihli taahhüdün ihlal edildiği ileri sürülerek şikayette bulunulduğu, bu tarihte yapılan taahhüdün de geçerli bulunduğu gözetilmeden şikayete konu olmayan taahhüde dayanarak itirazın kabulüne ve sanığın beraatine karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, Denizli 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2007 tarih ve 2007/398 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-c maddesi uyarınca BOZULMASINA, “tekriri muhakeme” yasağı nedeniyle hükümlü hakkında bozma kapsamında yeniden yargılama yapılmasının gerekmediğine, Dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.