YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3225
KARAR NO : 2008/7416
KARAR TARİHİ : 20.11.2008
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif genel kurul kararının iptaline ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davada, davalı kooperatifin 28.01.2006 tarihli genel kurulunda alınan 5 numaralı kararın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacılardan … ve …’ın kooperatif üyesi olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine, diğer davacılar bakımından ise davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava kooperatif genel kurul kararının iptali davası olup, mahkemece iki davacı bakımından davacı sıfatı yokluğu nedeniyle davalarının reddine karar verilmiş ise de; bu iki davacının kooperatifin ölen üyesinin mirasçıları olarak, anneleri … ile birlikte miras yolu ile kooperatif üyesi oldukları ileri sürülmüştür. Dava sıfatı, dava şartı olmayıp esasa ilişkin bir savunma olmakla birlikte, temyiz istemi dâhil yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilen, mahkemece de resen araştırılması gereken hususlardandır. Bu itibarla, anılan iddia ilk olarak temyiz aşamasında dile getirilmiş olsa da nazara alınmalıdır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 14. maddesi kapsamında, ortağın ölümü ile ortaklık sıfatının sona ereceği, anasözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmalarının sağlanabileceği hükme bağlanmış olup, kooperatif anasözleşmesinin 16. maddesi uyarınca ferdi ilişkiye geçilmeden önce ölen ortağın yasal mirasçılarının üç ay içinde temsilci tayin ederek ortaklığa devam edeceklerini bildirmeleri halinde ortaklık hak ve yükümlülüklerinin yasal mirasçılar lehine devam edeceği, temsilci tayin edilmemesi ya da ortaklığa devam etmek istenmemesi halinde ölen ortağın alacak ve borçlarının tasfiye edileceği hususu düzenlenmiştir. Somut olayda, ölenin mirasçıları tarafından bu işlemlerden herhangi birinin yapılıp yapılmadığı araştırılmadan, mirasçılardan bir kısmının üyelik hakkını kullanamayacağı ve buna göre ölen üyenin iki mirasçısının bu davada davacı sıfatlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, davada birden fazla davacı bulunmasına karşın, davanın ve kurulan hükmün konusunun aynı olması nedeniyle her bir davacı için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerinde ise de; başlangıçta iki ayrı dava olarak açılan ve sonra birleştirilen asıl ve birleşen davalar bakımından iki ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması da isabetsiz olup davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 20.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.