Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7851 E. 2009/6909 K. 26.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7851
KARAR NO : 2009/6909
KARAR TARİHİ : 26.10.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 134 ada 31 parsel sayılı 35307.08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın babası …’a ait olduğu ve ölene kadar kullandığı, ölümü ile de mirasçılarına kaldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 134 ada 31 sayılı parselin … mirasçıları davacı … ve diğerleri adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın 1925 yılında ölen kök muris …’den kaldığı, …’den sonra davacının babası …’ın 60 yılı aşkın zilyetliği bulunduğu, murisin ölüm tarihine göre terekesinin müşterek mülkiyete tabi olduğu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesine göre zilyetlikle iktisap edilebileceği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; Mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı, taşınmazın babası …’a ait olduğunu ancak …’e ne şekilde kaldığını bilmediğini, davalı taraf ise taşınmazın ortak kök muris …’den mirasçılarına kaldığı ve mirasının taksim edilmediği, murisleri… sakat olduğundan, taşınmazı kardeşi …’in kullandığını savunmuşlardır. Çekişmeli taşınmazın tarafların ortak kök murisi 1925 yılında ölen …’den mirasçılarına kaldığı, davacının murisi … ile davalının murisi …’ın …’in oğlu oldukları mahkemece toplanan delilerden anlaşılmaktadır. Mahkemece kök murisin ölüm tarihi Medeni Kanun’dan önce ise de taraflar arasında mirasçılık ilişkisi devam ettiğine göre kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap hükümlerinin yürümeyeceği dikkate alınmamıştır. Davada taraflarca murisin mirasının taksim edildiği iddia ve ispat edilemediğine göre davacı murisi …’in muris …’den gelen miras payının mirasçıları adına tesciline, kalan payların da tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, murisin terekesinin müşterek mülkiyete tabi olması nedeniyle mirasçı …’in kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmazı iktisap edebileceği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.