Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3981 E. 2007/3299 K. 27.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3981
KARAR NO : 2007/3299
KARAR TARİHİ : 27.09.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 76, 77 ve 78 parsel sayılı 5884.21, 13181.43 ve 17055 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak nitelikli yerlerden olmaları nedeniyle Hazine adına; 101 ada 80 ve 89 parsel sayılı 2130,02 ve 402,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle…, 101 ada 141 ve 336 parsel sayılı 7168,75 ve 3819,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/4 hisselerle… adına; 101 ada 215 parsel sayılı 12418,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle… adına tespit edilmiştir. Davacılar …., yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların kök muris … … mirasçıları adına tespiti gerektiği iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın 101 ada 80, 89, 141, 215 ve 336 parseller yönünden kabulü ile bu taşınmazların miras payları oranında … … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, 101 ada 76, 77 ve 78 parsellerin tespit maliki Hazine vekili ile davalı… tarafından temyiz edilmiştir.
1- Kadastro hakimi dava konusu yapılan ve bu nedenle malikhaneleri davalı duruma gelen taşınmazlar hakkında açık ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde tescil hükmü kurmakla yükümlüdür. Mahkemelerce kurulan kısa ve gerekçeli kararların da birbiri ile uyumlu olması zorunludur. Dava konusu olan 101 ada 76, 77 ve 78 parseller hakkında kurulan kısa kararın, gerekçeli kararın hüküm kısmında yer almadığı anlaşılmaktadır. Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile dava konusu 101 ada 76, 77 ve 78 parseller yönünden Hazine adına usulen tescil hükmü oluşturulması için kararın BOZULMASINA,
2- Davalı…’ın 101 ada 80, 89, 141, 215 ve 336 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece kök muris … …’ın terekesinin usulen taksim edilip edilmediği hususunda dinlenen mahalli bilirkişiler ile tespit bilirkişilerinin bilgilerinin bulunmaması nedeniyle geçerli bir taksimin yapılmadığına kanaat getirildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf kök muris … … terekesinin usulen taksim edilmediği iddiası ile dava açmış, davalı taraf usulen yapılan rızai taksim sonucu çekişmeli taşınmazların babaları
Ahmet payına düştüğünü, davacılar murisi … payına düşen taşınmazların tespitte Hazine adına yazıldığını savunmuştur. Dosya içine getirtilen kayıtlara göre davacıların murisi … ile amcaları … adına müştereken bir, … adına bir ve … mirasçıları adına değişik taşınmazların tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu taşınmazların kök muris … …’dan intikal edip etmediği ile kök muris … …’dan intikal etmişse neden müstakilen veya müştereken bazı mirasçılar adına tespit ve tescil edildiği hususları üzerinde durulmadığı gibi, kök muris … … terekesine dahilken taksimen davacılar murisi … payına düşmüş ve tespit sırasında Hazine adına yazılan yer olup olmadığı ile varsa Hazine adına tespit nedenleri sorulup saptanmamıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için kök muris … …’ın ölüm gününde terekesine dahil olan taşınmazları belirlenmeli ve bu taşınmazlara ait onaylı tutanak örnekleri ile tespitleri kesinleşmişse tespit tapu kayıtları dosya içine getirtilmelidir. Ayrıca; bazı mirasçılar adına müştereken veya müstakilen tespit ve tescil edilmiş taşınmaz olup olmadığı ile bazı mirasçıların zilyetliğinde iken Hazine adına tespit edilmiş yer olup olmadığı ve iktisap nedenleri araştırılmalı, yapılacak keşifte taşınmazların başına gidilerek nereleri oldukları saptanmalı, taksime ilişkin tüm deliller toplanıp dava dışı parsellerin kesinleşmelerinin taksim üzerindeki etkisi tartışılmalıdır. Mahkemece yapılacak araştırma ve inceleme sırasında harici taksimin varlığını iddia eden tarafın paylaşımın varlığını, tarihini, bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin paylaşıma katıldıklarını, paydaşlara verilen paylar ile akibetlerini, kadastroya kadar paylaşımın bozulmadığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, harici paylaşımın belge, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabileceği, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı, çok uzun süreli kullanımın harici paylaşımın karinesi olabileceği, mirasçılar arasında zilyetlikle taşınmaz iktisabının söz konusu olamayacağı hususları da gözetilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Davalı…’ın temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün belirtilen parseller yönünden BOZULMASINA, 27.9.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.