Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6909 E. 2008/7460 K. 21.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6909
KARAR NO : 2008/7460
KARAR TARİHİ : 21.11.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 208 ada 7, 22, 23 ve 24 parsel sayılı 5.089,30, 4.565,29, 580,75 ve 853,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; evvelce yapılan sulh anlaşması nedeniyle davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerden 208 ada 22 parselin davacı …, 208 ada 24 parselin davalı … , 208 ada 23 parselin gerçek hak sahibi … , 208 ada 7 parselin ise … adına tesciline ve 03.08.2007 tarihli fen bilirkişisi raporunda çekişmeli parseller içinde “A”, “B”, “C”, “D” harfleri ile gösterilen kısımların yol olarak bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 31.5.2006 tarihli sulh anlaşmasına uygun olarak fen bilirkişisi tarafından düzenlenen kroki esas alınmak suretiyle ve tarafların anlaşmalarına değer verilerek davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli olmayıp, değerlendirme de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Sulh Hukuk Mahkemesinden devredilen 2005/336 esas, 2006/152 karar sayılı ilama ait dosyada, davacı …’ün 7.12.2005 tarihinde tapu kaydına dayanarak açtığı men’i müdahale davasında davalı … hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden 31.05.2006 tarihli sulh anlaşmasının tasdikine karar verilmiş, karar 26.7.2006 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kadastro Mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları açıklattırılmadan, aktarılan davaya ilişkin dilekçede dava konusu edilen yerin hangi taşınmaz olduğu, temyiz eden davalı …’nın hangi parsellerde hak iddia ettiği belirlenmeden, davacı tarafın dayanağı olan K.Sani 331 tarih 2 no lu tapu kaydının kapsamı usulünce tayin edilmeden, …’nın taraf olmadığı hususu da gözardı edilerek 31.05.2006 tarihli sulh anlaşmasına göre karar verilmiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle 3402 sayılı Yasa’nın 28/2 ve HUMK 75. maddeleri gereğince taraflardan dava sebep ve
delillerini bildirmeleri istenmeli, davacı ve davalıdan hangi parsellerde hak iddia ettikleri sorulmalı, dayanılan tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin ve varsa haritası ile tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretlerinin, dayanakları olan kayıt ve belgelerin getirtilmesi suretiyle dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında dayanak tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunarak, kayıtta yazılı hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının ve varsa haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, …’nın taraf olmadığı sulh anlaşmasının tasdikine dair Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen ve kesinleşen kararın … yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı düşünülerek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.