Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/2796 E. 2007/2572 K. 02.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2796
KARAR NO : 2007/2572
KARAR TARİHİ : 02.07.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 871 ada 9 parsel sayılı 52731,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın bir bölümünün tapu kaydı kapsamında kaldığı, diğer bölümü hakkında ise Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu belirtilerek davalı … … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalıya ait tapu kaydı kapsamında kaldığı, Hazineye ait tapu kaydının ise taşınmazın bir kısmına uyduğu, Hazine tapusunun kapsamında kalan yer bakımından tapunun tesis tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1 ve 14.maddesinde belirtilen zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli değildir. Çekişmeli taşınmaz … Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda 1581 belirtmelik parseli olarak belirlenmiş ve bu parsele 4.8.1953 Tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı uygulanmıştır. Bu kayıt gayri sabit sınırlı kabul edilerek belirtmelik parseli 3021 ve 3022 nolu parsellere ifraz edilmiş, 3021 parsel uygulanan tapu kaydı miktarı olarak … Bozkaya’ya bırakılmış, 3022 parsel de miktar fazlası olarak 2.1.1964 tarih ve 231 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmıştır. Davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı 3022 nolu tevzi parseli için oluşturulan 2.1.1964 tarih 231 sıra nolu tapu kaydıdır. Davalının dayanağı olan tapu kaydı kaydı ise 3021 nolu tevzi parseline revizyon gören tapu kaydı kaydının en son tedavül kaydıdır. Davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının tesis kaydı olan 4.8.1953 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı, Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.12.1952 tarih 1951/18 Esas-1952/167 sayılı ilamı ile hükmen oluştuğu halde mahkemece tapu dayanağı tescil ilamı ve krokisi getirtilmemiş, Hazinenin davada taraf olup olmadığı incelenmemiş, Hazinenin dayanağı olan tapu kaydının kapsamı da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle saptanmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davalı tapusunun dayanağını oluşturan tescil ilamı dosya içine getirtilmeli, tescil davasında Hazinenin taraf olup olmadığı, ilamın taraflar açısından kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı tespit edilmeli,
Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası ile davalı tapusunun dayanağı tescil ilamı ile haritası getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi … yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında kadastro paftası ile tescil ve tevzi haritaları ölçekleri eşitlenip çakıştırılmak suretiyle tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritalarının kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince belirlenmelidir. Celbedilen tescil ilamında Hazinenin taraf olduğunun anlaşılması halinde bu ilam taraflar arasında kesin hüküm teşkil … Hazineyi bağlayacağından bu durumda öncelikle tescil krokisi uygulanarak kapsamı belirlenmeli ve bu bölümün davalı adına tesciline karar verilmelidir. Tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise kaydın sınırında okunan “yol” sınırının kadimden beri yön değiştirmeyen sabit bir sınır olup olmadığı araştırılmalı, bu sınırın gayri sabit hudutlu olduğunun anlaşılması halinde kaydın miktarı ile geçerli olduğu düşünülmeli, davalı şahıs tapusunun miktar fazlası olan ve Hazine tapusu kapsamında bulunan bölüm hakkında ise tescil tapusunun ihdas tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından Hazinenin davası kabul edilmelidir. Uygulama sonucunda Hazine tapusunun kapsamı dışında kalan yer için kadastro tespit tarihine kadar zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2.7.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.