Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3053 E. 2007/3535 K. 04.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3053
KARAR NO : 2007/3535
KARAR TARİHİ : 04.10.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 366 parsel sayılı 8100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, hisse satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … ve müşterekleri adına tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen … … oğlu … mirasçısı …, tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırırcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, çekişmeli parselin davacı ve müşterekleri … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın davacının dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kaldığı, çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğin davalı tarafta bulunduğu, tapu maliki ve davacının murisi … …’ın 9.11.1944 tarihinde öldüğü ve 17.10.1963 tespit tarihine kadar davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesinde öngörülen edinme şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz belgesiz olarak davalı taraf adına tespit edilmiş; davacı dedesi … oğlu … … adına tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Dosya içerisine getirtilen kayıtlara göre davacı murisi … …’ın 1/4 hisse sahibi olduğu ve taşınmaza uyduğu kabul edilen tapu kaydının uygulaması ile keşfe katılan uzman bilirkişi raporu hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanakları kayıtlardan yararlanılmamış, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanak kayıtları ile denetlenmemiştir. Ayrıca, … oğlu … adına kayıtlı olduğu anlaşılan bakiye 3/4 hissenin hukuki kıymetini koruyup korumadığı ile korumuyorsa bu paylar yönünden kimlerin yararına edinme şartlarının oluştuğu hususlarında da araştırma yapılmamıştır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için; mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve sağ olan tespit bilirkişileri hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının tüm sınırları tek tek okunarak mahalline uygulanmalı, gösterilen sınırlar uzman bilirkişiye işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve

dayanakları ile denetlenmeli, bilirkişi ve tanıklarca bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, çekişmeli taşınmaza hangi tarihten beri kimlerin ne şekilde zilyet oldukları olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye ve tapu kaydı uygulamasını denetlemeye olanak verir rapor alınmalıdır. Bundan sonra, davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı ile çekişmeli taşınmaza uyuyorsa, tüm paylar yönünden hukuki değerini koruyup korumadığı, korumuyorsa kim veya kimlerin yararına edinme şartlarının oluştuğu, tüm tapu maliklerine ait nüfus kayıtları da dosya içerisine getirtildikten sonra deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı …’in temyiz itirazlarının bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.