Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3854 E. 2007/3771 K. 17.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3854
KARAR NO : 2007/3771
KARAR TARİHİ : 17.10.2007

MAHKEMESİ : Ankara 3. İcra Mahkemesi

Taahhüdü ihlal suçundan sanık …’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340.maddesi gereğince üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Ankara 3.İcra Mahkemesinin 06.12.2005 tarihli ve 2005/703-1359 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340.maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanunla değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde tazyik hapsine karar verilmesinde,
Kararın gerekçe kısmında taahhüdü ihlal anlaşmasının geçersiz olması sebebiyle beraatine karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde hüküm kısmında mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesinde,
İsabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 31.07.2007 gün ve 40535 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 16.08.2007 gün ve K.Y.B.2007/167909 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, taahhüdü ihlal eyleminden dolayı yargılanan borçlu sanık …’ın Ankara 3.İcra Mahkemesinin 6.12.2005 tarih ve 2005/703-1359 sayılı kararının gerekçe kısmında “….müsnet suçtan sanığın lehine olan sanık ile yapılan taahhüt anlaşmasında anlaşma içeriğinde borcun tamamının gösterilmemiş olduğu ve bu haliyle taahhüt anlaşmasının geçersiz olduğu anlaşıldığından sanığın yasal unsurları itibarı ile oluşmayan suçtan beraatine karar vermek gerekmiştir.” denilmesine karşın “hüküm” kısmında sanığın üç aya kadar tazyik hapsine karar vermek suretiyle çelişkiye düşülmesi isabetsizdir.
Her ne kadar tebliğnamede yukarıda açıklanan bozma nedeninin dışında ayrıca, idari para cezası yerine tazyik hapsine karar verilmesi yönünden de kanun yararına

bozma isteminde bulunulmuş ise de, gerekçe ile hüküm çelişkili olduğundan, öncelikle bu konunun mahkemesince düzeltilmesi zorunludur. Dolayısıyla idari para cezasına çevrilmesi gerekip gerekmediği konusunu tartışmakta hukuki yarar görülmemiştir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname kısmen yerinde görülmekle Ankara 3.İcra Mahkemesinin 06.12.2005 gün ve 2005/703-1359 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahkemesince ifasına, 17.10.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.