Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7245 E. 2023/126 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7245
KARAR NO : 2023/126
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/129 Esas, 2019/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.06.2020 tarihli ve 2019/656 Esas, 2020/519 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Suç vasfına,
2. Eylemin meşru savunma kapsamında olduğuna,
3. Haksız tahrikin varlığına,
4. Beraate ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, mağdurun yeğeni olduğu, olay günü ailevi nedenlerden dolayı tartıştıkları, sanığın abisi …’ın da olay yerinde olduğu, sözlü tartışma sırasında sanığın, amcası olan mağdurun bacağına bıçak sapladığı, bıçaklanma üzerine sinirlenen mağdurun olay yerine kardeşi tanık …’i çağırdığı, …’in olay yerine gelmesi ile birlikte kardeşine amcasını bıçaklaması sebebi ile zarar vereceğini düşünen tanık …’ın …’i tuttuğu sırada sanığın tekrar amcası mağdura yöneldiği, mağdurun kendisini savunmak ve elinde bıçak bulunan sanığı engellemek amacı ile sanığa kafa attığı fakat engellenemeyen sanığın tekrar mağdura saldırarak

mağduru göğüs bölgesinden 3 defa bıçakladığı anlaşılmıştır.

Eylemin hukukî nitelendirmesi bakımından; olay günü sanığın, mağdurun yanına giderek mağdur ile tartıştıkları sırada mağduru bıçakladıktan sonra olay yerinden kaçmasına rağmen tekrar olay yerine geldiği, öldürmeye elverişli alet olan bıçakla mağdurun göğüs bölgesine üç kez vurarak olay yerinden kaçtığı, sanığın ilk eylemini gerçekleştirdikten sonra eylemine son verme imkanı varken geri dönerek eylemine devam ettiği, amcası olan mağdurun ikametine konuşmak için giderken yanına bıçak aldığı, mağdurun adlî muayene raporuna göre batın sol üst bölgesinde meydana gelen yaralanmasının, hayatî tehlikeye ve böbrek kaybına neden olduğu anlaşılmakla, eyleme bağlı kastın öldürmeye yönelik olduğu belirlenmiştir.

2. Sanık, suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Mağdur, aşamalarda alınan beyanlarında, kendisine bıçakla vuranın sanık … olduğunu, sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan etmiştir.

4. Tanıklar Ü.A., M.A., S.A. beyanları dava dosyasında mevcuttur.

5. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmalara ilişkin olarak;
a) Kozluk Devlet Hastanesince tanzim olunan, 20.10.2017 tarihli;
“Sol göğüs bölgesinde 3 adet 4 cm’lik derin kesiler, sol baldır bölgesinde yüzeysel sıyrık görüldü, hayati tehlikesi mevcuttur. BTM ile giderilemez. Hasta ileri tetkik ve tedavi için Batman Bölge Devlet Hastanesine sevk edildi.”
b) Batman Bölge Devlet Hastanesince tanzim olunan, 29.11.2017 tarihli;
“Basit tıbbi müdahale ile giderilemez, sol böbrek alındı, organ kaybı oldu, yaşamı tehlikeye sokan bir durum olduğu, duyularından ve organlardan birinin işlevinin yitirilmesine neden olduğu (sol böbrek alındı.)”

c) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Batman Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 04.12.2018 tarihli:
“Kişinin 20/10/2017 tarihinde delici kesici alet yaralanması sonucu Batman Bölge Devlet Hastanesi’nde muayene ve tetkikleri yapıldığı, göğüs solda 2 (iki) adet, batın sol üst kadranda 1 (bir) adet ve sol bacakta 1 (bir) adet olmak üzere toplamda 4 (dört) adet delici kesici alet yaralanması tarif edildiği, göğüs bölgesindeki yaralanmalarına yönelik yapılan tetkikte subkutan amfizem (deri ile kas doku arası hava varlığı) tanımlandığı, bacaktaki yaralanmasına yönelik herhangi bir tetkik yapılmadığı, damar sinir yaralanması veya kas kesisi tarif edilmediği, tariflenen bu yarayı meydana getiren cisim, yaranın kemik dokuya komşuluğu, lokalizasyonu ve özelliği itibariyle derin trajeye sahip olmayan cilt cilt altını ilgilendirir kesi vasfında yara olduğunun

anlaşıldığı, karın bölgesindeki yaralanmaya yönelik olarak acil operasyona alındığı, büyük damar (renal arter ve ven) ve iç organ (böbrek ve barsak) yaralanması tarif edilerek sol böbreğinin alındığının belirtildiği, 30/05/2018 tarihli Şube Müdürlüğü’müzde yapılan muayenesinde yüzde sabit iz niteliğinde lezyon veya deformasyon saptanmadığı, dolayısıyla kişide tarif edilen her bir yaralanması ayrı ayrı değerlendirildiğinde;
1. Göğüs bölgesinde tarif edilen ve göğüs boşluğuna girmeksizin kas dokuya nafiz olup subkutan amfizeme neden olan her 2 (iki) delici kesici alet yaralanmasının ayrı ayrı;
Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı,
Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı,
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olmadığı,
Vücudunda kemik kırık veya çıkığına neden olmadığı,
Yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan lezyon olmadığından yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı,
2. Batın sol üst bölgesinde tarif edilen ve batın boşluğuna girerek büyük damar (renal arter ve ven) ve iç organ (böbrek ve barsak) yaralanmasına, ayrıca böbrek kaybına neden olan delici kesici alet yaralanmasının;
Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu,
Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı,
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olduğu,
Vücudunda kemik kırık veya çıkığına neden olmadığı,
Yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan lezyon olmadığından yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı,
3. Kişinin sol bacağında tarif edilen ve cilt cilt altını ilgilendirir kesiye neden olan delici kesici alet yaralanmasının;
Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı,
Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olduğu,
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olmadığı,
Vücudunda kemik kırık veya çıkığına neden olmadığı,
Yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan lezyon olmadığından yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı kanaatini bildirir rapordur.”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Sanık hakkında Kozluk Devlet Hastanesince tanzim olunan, 21.10.2017 tarihli adlî muayene raporunda; “Sağ uylukta dış lateral tarafta 2 cm’lik kesi mevcut. BTM ile giderilir. Hayati tehlikesi yoktur. Kati hekim raporudur.” şeklinde görüş beyan edildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfı Yönünden
Sanığın eylemini öldürmeye elverişli bıçak ile gerçekleştirmiş olması, sanığın ailesi ile mağdur taraf arasında önceden beri devam eden anlaşmazlıkların bulunması, dosya bulunan adlî tıp raporlarına göre mağdurun vücudunda dört adet kesici delici alet yarasının bulunması, batına nafiz bıçak darbesi neticesinde yaşamı tehlikeye sokan ve sol böbrek kaybına neden olunması ve sanığın eylemini tamamladıktan sonra olay yerinden kaçtığının anlaşılmasının karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Meşru Savunma ve Haksız Tahrik Yönünden
Olay günü, sanığın yanına bıçak alarak mağdurla konuşmak için mağdurun ikametinin önüne geldiği ve mağdurla konuşurken bıçakla mağdurun bacağına vurduğu, mağdurun elinde herhangi bir cismin bulunmadığı, sanık kendisine tekrar yönelince sanığa kafa attığı ve onu, basit şekilde yaraladığı, sanığın ise bu kez mağduru bıçakla, göğüs bölgesinden 3 kez bıçakladığı olayda, ilk hareketin sanıktan geldiği anlaşılmakla, sanık lehine meşru savunma ve haksız tahrik koşulları oluşmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Beraat Kararı Verilmesi ve Lehe Hükümlerin Uygulanması Yönünden
Sanığın eylemi ikrarı, mağdurun aşamalardaki tutarlı anlatımları ile adlî muayene raporları karşısında sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde ve sonuç ceza miktarı itibarı ile sanık lehine uygulanabilecek takdiri indirim sebebinin uygulanması karşısında hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.06.2020 tarihli ve 2019/656 Esas, 2020/519 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12/01/2023 tarihinde karar verildi.

MSB/TH(ETP)