YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13984
KARAR NO : 2022/21766
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
Hileli iflas suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/02/2021 tarihli ve 2020/62535 soruşturma, 2021/11420 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 24/11/2021 tarihli ve 2021/4984 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/07/2022 gün ve 11334-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/10/2022 gün ve 2022/112905 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müşteki şirket Altınpınar Oto ve Sanayi Boyaları Tic. Ltd. Şti. Vekilinin, müşteki şirketin 3P Turizm ve Seyehat Tic. Ltd. Şti. aleyhine Antalya 15. İcra Müdürlüğü’nün 2013/3271 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, yapılan icra takibi neticesinde müşteki şirketin 58.103,30 Türk lirası alacağının icra takibinde kesinleştiği, alacağın tahsil edilememesi nedeni ile müşteki şirketin takip borçlusu şirkete karşı yapmış olduğu takibi iflas yolu ile takibe çevirdiği, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05/05/2016 tarihli ve 2014/769 esas, 2016/341 sayılı kararı ile borçlu şirketin 05/05/2016 tarihi itibarı ile iflasına karar verildiği, verilen iflas kararının Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 18/02/2020 tarihli ve 2016/6200 esas, 2020/1070 karar sayılı ilamı sonucunda kesinleştiği, iflası tasdik edilen borçlu şirket olan 3P Turizm ve Seyehat Ticaret Limited Şirketi’nin üçüncü tüzel kişilik olan Peri Yat Satış Pazarlama Limited Şirketi ile ortak ve yöneticilerinin aynı kişiler olduğu, borçlu şirketin ticari defterlerinin incelenmesi halinde Peri Yat Satış Pazarlama Limited Şirketine mal kaçırma amacı ile işlemler yapıldığının ortaya çıkacağının, borçlu şirketin, alacağın doğduğu tarihten itibaren mal varlığını satmakla hileli iflas suçunun işlendiğini belirterek şikayette bulunması üzerine, her ne kadar Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca şikayete konu olay ve fiillerin icra dairesinden ve hukuk mahkemelerinden talep edilebilecek hususlar olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 161. maddesinde yer alan ”Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra iflasa karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için; a) Alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına neden olunması, b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi, c) Gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına neden olacak şekilde belge düzenlenmesi, d) Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla veya sahte bilanço tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi, gerekir..” şeklindeki düzenleme karşısında,
Hileli tasarruflar sonucu iflas kararı verilip verilmediğinin tespiti bakımından, öncelikle taraflar arasında gerek İcra Müdürlükleri gerekse Mahkemelerde bulunan tüm dosyaların temin edilerek gerekli incelemelerin yapılması, ihtiyaç duyulması halinde bahse konu dosya örneklerinin yahut dosya inceleme tutanaklarının soruşturma dosyasına alınması, akabinde taraflar arasındaki işlemlere ilişkin olarak tüm belge ve bilgilerin ilgili olan tüm şirketlerden temin edilmesi, şüphelinin 3P Turizm ve Seyehat Ticaret Limited Şirketi’nde bulunan varlıkları Peri Yat Satış Pazarlama Limited Şirketine muvazaalı olarak devrederek, kasten kendi şirketlerini de iflas aşamasına getirip getirmediklerinin tespiti bakımından da anılan her iki şirket arasındaki gerek fiili gerek hukuki bağlantıların tespitine yönelik gerekli incelemelerin yapılması ve gelinen aşamaya göre gerekli görülmesi halinde dosyanın alanında uzman bilirkişilere tevdii edilerek rapor alınması, sonucuna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme yapılmak suretiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği gözetilerek, itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise aynı Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince (soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmez ise) dosya kapsamındaki deliller itibariyle itiraz incelenip kabul veya reddedilecektir.
Somut olayda, müşteki şirket Altınpınar Oto ve Sanayi Boyaları Tic. Ltd. Şti. Vekilinin, müşteki şirketin 3P Turizm ve Seyehat Tic. Ltd. Şti. aleyhine Antalya 15. İcra Müdürlüğü’nün 2013/3271 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, yapılan icra takibi neticesinde müşteki şirketin 58.103,30 Türk Lirası alacağının icra takibinde kesinleştiği, alacağın tahsil edilememesi nedeni ile müşteki şirketin takip borçlusu şirkete karşı yapmış olduğu takibi iflas yolu ile takibe çevirdiği, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05/05/2016 tarihli ve 2014/769 esas, 2016/341 sayılı kararı ile borçlu şirketin 05/05/2016 tarihi itibarı ile iflasına karar verildiği, verilen iflas kararının Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 18/02/2020 tarihli ve 2016/6200 esas, 2020/1070 karar sayılı ilamı sonucunda kesinleştiği, iflası tasdik edilen borçlu şirket olan 3P Turizm ve Seyehat Ticaret Limited Şirketi’nin üçüncü tüzel kişilik olan Peri Yat Satış Pazarlama Limited Şirketi ile ortak ve yöneticilerinin aynı kişiler olduğu, borçlu şirketin ticari defterlerinin incelenmesi halinde Peri Yat Satış Pazarlama Limited Şirketine mal kaçırma amacı ile işlemler yapıldığının ortaya çıkacağının, borçlu şirketin, alacağın doğduğu tarihten itibaren mal varlığını satmakla hileli iflas suçunun işlendiğini belirterek şikayette bulunması üzerine, her ne kadar Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca şikayete konu olay ve fiillerin icra dairesinden ve hukuk mahkemelerinden talep edilebilecek hususlar olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 161. maddesinde yer alan ”Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra iflasa karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için; a) Alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına neden olunması, b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi, c) Gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına neden olacak şekilde belge düzenlenmesi, d) Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla veya sahte bilanço tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi, gerekir..” şeklindeki düzenleme karşısında,
Hileli tasarruflar sonucu iflas kararı verilip verilmediğinin tespiti bakımından, öncelikle taraflar arasında gerek İcra Müdürlükleri gerekse Mahkemelerde bulunan tüm dosyaların temin edilerek gerekli incelemelerin yapılması, ihtiyaç duyulması halinde bahse konu dosya örneklerinin yahut dosya inceleme tutanaklarının soruşturma dosyasına alınması, akabinde taraflar arasındaki işlemlere ilişkin olarak tüm belge ve bilgilerin ilgili olan tüm şirketlerden temin edilmesi, şüpheli …’un 3P Turizm ve Seyehat Ticaret Limited Şirketi’nde bulunan varlıkları Peri Yat Satış Pazarlama Limited Şirketine muvazaalı olarak devrederek, kasten kendi şirketlerini de iflas aşamasına getirip getirmediklerinin tespiti bakımından da anılan her iki şirket arasındaki gerek fiili gerek hukuki bağlantıların tespitine yönelik gerekli incelemelerin yapılması ve gelinen aşamaya göre gerekli görülmesi halinde dosyanın alanında uzman bilirkişilere tevdii edilerek rapor alınması, sonucuna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme yapılmak suretiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği gözetilerek, itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ANTALYA) 1. Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 24/11/2021 tarihli ve 2021/4984 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 28/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.