Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/13988 E. 2022/21767 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13988
KARAR NO : 2022/21767
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

Nitelikli dolandırıcılık, nitelikli hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f, 168/1 (2 kez), 62 (3 kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 10 ay, 1 yıl 4 ay 20 gün, 1 yıl 8 ay hapis ve 22.200,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, aynı Kanunun 53/1. maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine ilişkin Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/03/2017 tarihli ve 2016/233 esas, 2017/121 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/08/2022 gün ve 6359-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/10/2022 gün ve 2022/112665 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Nitelikli hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden yapılan incelemede,
Kısa süreli olmayan 1 yıl 4 ay 20 gün ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ertelenmiş olan sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/3. maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2)Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede,
a- Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 26/11/2019 tarihli ve 2015/24461 esas, 2019/37764 karar sayılı ilâmında yer alan “… Sanık hakkında hem adli para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları için TCK’nun 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, erteleme hükümleri uygulanmasına karar verilirken, hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının ertelenmesine karar verilmesi,…” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda Mahkemesince, sonuç ceza olarak 10 ay hapis ve 22.200,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedildiği, ancak hapis cezası ve adli para cezası konusunda ayrı ayrı değerlendirme yapılmaksızın, cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesine göre ertelendiği anlaşılmakla, sanık hakkında hükmolunan adli para cezası hususunda erteleme kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
b- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçları için; kısa süreli olmayan 1 yıl 4 ay 20 gün ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ertelenmiş olan sanık … hakkında, aynı Kanun’un 53/3. maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Nitelikli dolandırıcılık suçu için;
a-Mahkemece sonuç ceza olarak 10 ay hapis ve 22.200,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedildiği, ancak hapis cezası ve adli para cezası konusunda ayrı ayrı değerlendirme yapılmaksızın, cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesine göre ertelendiği anlaşılmakla, sanık hakkında hükmolunan adli para cezası hususunda erteleme kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
b-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ANKARA BATI) 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 30/03/2017 tarihli ve 2016/233 E. ve 2017/121 K. sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 28/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.