YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3707
KARAR NO : 2007/3515
KARAR TARİHİ : 03.10.2007
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Ödeme şartını ihlal suçundan sanık …’in beraatine dair, Karaman İcra Mahkemesinin 08.11.2006 tarihli ve 2006/761-771 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile yargılamaya kaldığı yerden devam etmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2006 tarihli ve 2006/960-859 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 04.07.2007 gün ve 35542 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 09.08.2007 gün ve K.Y.B.2007/151938 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın faiz, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerini de kapsar şekilde rakamsal olarak belirlenmesi gerektiği, bu hususun Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2001 tarihli ve 2001/8-19-26 sayılı kararı ile de kabul edilmiş bulunduğu cihetle sanığın ödeme taahhüdünü içerir 30.05.2006 tarihli haciz tutanağında ödenecek toplam borç miktarının bütün fer’ileri ile birlikte hesaplanıp açıkça gösterilmemiş olması karşısında taahhüdün hukuken geçerli olmadığı gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu sanık hakkında Karaman İcra Müdürlüğünün 2005/5391 esas sayılı dosyasında yapılan takip sırasında 30.05.2006 tarihinde icra memuru huzurunda alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen tutanakta, toplam borç miktarının bütün ferileriyle birlikte hesaplanıp gösterilmediği, taahhütte 26.06.2006 tarihinden 27.1.2007 tarihine kadar takip eden her ay ayda 5.000.00 YTL ödeneceği taahhüt edilmiş iken, son taksit tarihi olan 27.2.2007 tarihinde ödenecek miktar gösterilmeyerek “geriye kalan borcun faiz ve ferileriyle 27/2/2007 tarihinde ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum” şeklinde taahhütde bulunduğu dikkate alındığında 27.2.2007 tarihinde ödenecek miktar belirli değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.2.2001 tarih, 2001/8-19 esas ve 2001/26 sayılı kararında, “taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların belirlenen bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunması zorunludur. Ceza sorumluluğunun doğabilmesi için taahhüt esnasında ödenecek miktarın hiç
bir kuşkuya yer vermeksizin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bu miktar belirlenmediğinde hangi miktar için taahhütte bulunulduğu, kabulün de hangi miktar nazara alınarak yapıldığı saptanamayacağından, ödeme koşulunun ihlali halinde cezai sorumluluk doğmayacaktır.” Şeklindeki değerlendirmeden de anlaşılacağı üzere taahhüt edilen miktar açık bir şekilde belirlenmiş olmalıdır.
Dosya içerisindeki taahhütnamenin incelenmesinden de görüleceği üzere borçlu sanığın son ödeme tarihi olan 27.2.2007 tarihinde ödeyeceği miktar taahhüt sırasında belli değildir.
Açıklanan nedenlerle itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılığın giderilmesinin de başkaca çözümünün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2006 tarih ve 2006/960-859 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/ 4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu sanık …’e taahhüdü ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.