YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2915
KARAR NO : 2006/5119
KARAR TARİHİ : 04.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen Tapu Kadastro Müdürlüğü vekili Avukat … ile davalılardan … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 195 ve 224 parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … mirasçıları … ve müşterekleri adına tespit edilmiş, …’ın, kız kardeşlerinin paylarının olmadığına taşınmazı amcalarından satın aldıklarına dair itirazı komisyonca kabul edilerek taşınmazların eşit hisselerle … oğulları …,…,… ve … adına tesciline karar verilmiş ve 06.01.1992 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. Davacı, 14.06.2004 tarihinde tapu kayıtlarına ve komisyon inceleme tutanağında murisi …’nin de satın alanlar arasında sayıldığı iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3.maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davaya konu 195 ve 224 sayılı parseller kadastro tespiti sırasında irsen intikal ve zilyetliğe dayanılarak … mirasçıları …, …, … ve … adına tespit edilmiştir. Tespit maliklerinden …’ın itirazını inceleyen Kadastro Komisyonu 21.10.1991 tarih 1991/232 sayılı kararla tespitin iptaline ve taşınmazın tamamı 4 hisse itibar edilerek eşit hisselerle halinde … oğulları …, …, …,… adlarına tesciline karar verilmiş, bu karar 6.1.1992 tarihinde kesinleşerek tapuya işlenmiştir. Komisyon kararı her ne kadar Kadastro Müdürü tarafından kesinleşme şerhi verilerek tapuya gönderilmiş ise de; gerçekte kararın usulüne uygun olarak kesinleştirildiğinden söz edilemez. Komisyon kararının kesinleşmesinden söz edilmek için bu kararın ilgililere Tebliğat Kanunu ve Nizamname hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmesi gerekir. Oysa bu karar davacının murisi …’ye (tespit maliki olup kararla tespitteki hakkı elinden alınmıştır.) usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiştir. … Işık adına çıkarılan tebligat hasım durumundaki kardeşi
./…
SH:2
2006/2915-5119
… imzasına tebliğ edilmiştir. Olayda … ile … arasında menfaat çatışması olduğu açıktır. Menfaat çatışması olan kişiye yapılan tebligat geçerli değildir. Komisyon kararı … ‘a usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğine göre kararın kesinleştiğinden söz edilemez. Karar usulen tebliğ edilmeden Kadastro Müdürünün kesinleştirme şerhi koyup tutanak ve ekleri Tapu Sicil Müdürlüğüne göndermesi ve bu şerhe dayanılarak sicil oluşturulması hukuken hiç bir sonuç doğurmaz. Komisyon kararı taraflara usulen tebliğ edilmediğine göre komisyon kararının ve dolayısıyla tutanakların kesinleşmeside mümkün değildir. Kesinleşmeyen tutanaklara karşı açılan davalara Genel Hukuk Mahkemelerinde değil Kadastro Mahkemesinde bakılması gerekir. Bu itibarla mahkemece tutanağın kesinleşmediği, kesinleşmeyen tutanaklara karşı açılan davalara Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılamayacağı nazara alınarak mahkemenin görevsizliğine, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli Kadastro Mahkemesine tevdiine karar verilmesi gerekir. Görev hususu kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her safhasında re’sen nazara alınmalıdır. Mahkemece görev hususu nazara alınmadan işin esasına girilip yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 475.00YTL.vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, 4.7.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.
…