YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7038
KARAR NO : 2023/121
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2019/85 Esas, 2019/452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/36 Esas, 2020/1196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz sebepleri
1. Teşebbüsün derecesiyle üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
2. Haksız tahrik indirim nedeni bulunmadığına,
3. Cezadan takdire bağlı indirim yapılmaması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri
1. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
2. Suç niteliğine,
3. Teşebbüsün derecesiyle alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
4. Haksız tahrikin derecesine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ve tanıklar …, …bir tarafta, katılan ve tanık … bir tarafta olmak üzere, olayın meydana geldiği kafede farklı masalarda oturdukları, sanığın yanında bulunan …’nin, sandalyesinin arkasında bulunan katılanın sandalyesine çarpması üzerine sanık ile katılan arasında tartışma olduğu, tartışma sırasında katılanın sanığa yumruk atmaya çalıştığı, ancak vuramadığı, bunun üzerine sanığın bıçakla katılanın vücudunun sol göğüs ve sol sırt bölgesinden iki kez, karın zarını geçip batına nafiz şekilde ve transvers kolon mezosu ve mide yaralanmasına neden olup yaşamını tehlikeye sokacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişliliği, hedef alınan bölgeler ve yaralanmaların niteliği itibarıyla sanığın katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği anlaşılmakla, buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir.
Haksız tahrik yönünden; sanığın eyleminin hemen öncesinde katılanın kendisine yumruk atmaya teşebbüs etmesi nedeniyle, haksız tahrik altında kaldığı, bu hâliyle katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışın ulaştığı boyut dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği makul oranda indirim uygulandığı belirlenmiştir.
2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı haksız tahrik altında işlediğini kabul etmiştir.
3. Katılan hakkında tanzim olunan Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 21.01.2020 tarihli ; “Mağdurun meydana gelen kesici delici alet yaralanmasına bağlı Özel Konya Farabi Hastanesince hazırlanmış tüm tıbbi belgelerde kayıtlı bilgi ve bulgulara göre iki adet kesici-delici alet yaralanmasına neden olan arızalarının ayrı ayrı değerlendirilmesinde;
A) Göğüs ön duvar sol tarafta 10. kot seviyesinde 2,5 cm uzunluğunda düzenli kenarlı kesinin batın ile iştirakli olduğu;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu,
2-Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3-Kemik kırığı ve çıkığı tarif edilmediği,
B) Sırt sol taraf 7. kot seviyesinde 2,5 cm uzunluğunda düzenli kenarlı kesinin batın ile iştirakli olduğu;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu,
2-Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3-Kemik kırığı ve çıkığı tarif edilmediği”
Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Tanıkların oluşa uygun anlatımları dava dosyasında bulunmaktadır.
5. CD izleme tutanağı uyarınca olayın oluş şeklinin tespiti ile değerlendirmesi yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmekle;
1. Mağdurda meydana gelen yaralanmalar dikkate alındığında, teşebbüs nedeniyle dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre 13 yıl 6 ay hapis cezası belirlenmesinin uygun olacağı kabul edilmiştir.
2. Katılanın sanığa yumruk atmaya teşebbüs ettiği ve başkaca haksız tahrik teşkil edecek söz ve davranışta bulunmadığı halde, haksız tahrik nedeniyle cezadan (1/4) ile (3/4) oranları arasında indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanması sırasında asgarî oranda indirim yapılması gerektiğinin tespitiyle, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekili ve Sanık Müdafii Yönünden
1. Teşebbüsün Derecesi
Sanığın katılanı, suçta kullandığı kesici delici alet ile göğüs ön duvar sol tarafta 10. kot seviyesinde ve sırt sol taraf 7. kot seviyesinde her ikisi de batına nafiz, batın içi kanama, mide ve kalın barsak yaralanmasına neden olan, ayrı ayrı basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı anlaşılan olayda, sanık hakkında teşebbüs nedeniyle dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği yapılan uygulama sırasında, yaralanmaların niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul oranda bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 13 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Haksız Tahrik
Katılandan sanığa yönelen ve yumruk atmaya teşebbüsten ibaret haksız tahrik teşkil eden davranışın ulaştığı boyut nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uygulanması sırasında asgarî oranda indirim yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ve Müdafii Yönünden
Suç Vasfı
Ani kastla gerçekleşen olayda, kullanılan silahın öldürmeye elverişli oluşu, katılanda meydana gelen yaralanmaların yeri, nitelikleri ve nicelikleri ile sanığın eylemine kafede bulunan kişilerin araya girmesi ile son vermiş olması dikkate alındığında sanığın kastının, öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Katılan Vekili Yönünden
Takdiri İndirim
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece, “kişiliği, suçtan sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki etkileri” dikkate alınan sanık hakkında yeterli gerekçe ile takdirî indirim nedeni uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-1) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/36 Esas, 2020/1196 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.