YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11083
KARAR NO : 2023/754
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/455 E., 2022/1483 K.
DAVA TARİHİ : 25.10.2019
KARAR :Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/847 E., 2021/738 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.06.2008 tarihli talebine istinaden 01.03.2010 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, yaşlılık aylığı almakta iken … Ekmekçilik Gıda Mad. İnş. Dayanıklı Tüketim Malları ve Turizm Ltd. Şti.’ne ortaklığının tahsis talebinde bildirilmediğinden sigortalılık süresinde değerlendirilmediğinden bahisle ilgili ortaklığa istinaden sigortalılık süresinin yeniden değerlendirildiği, 21.06.2008 tarihli yapılandırma borç durumunun değiştiği, 12.08.2014 tarihi itibariyle yapılandırma kapsamında 8462,66.-TL prim borcu ayrıca yapılandırma dışında 10.162,48.-.TL prim borcu tespit edildiğinden, … Ticaret Odası kaydı olduğunun tespiti ile düzenlenen borç tahakkukunun müvekkili adresine gönderildiği söz konusu borcun bir ay içerisinde ödenmemsi durumunda müvekkilinin yaşlılık aylığının durdurulacağı, prim borcunun ödenmesine müteakip aylığının yeniden bağlanacağı, kendisine bildirildiği, müvekkili 23.12.2014 tarihinde … İş Mahkemesinde açılan davada ödenmeyen aylıkların faiziyle ödenmesini talep ettiği, yerel Mahkeme kararı ile davanın reddine karar verildiği, istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye 10. Hukuk Dairesi tarafından 2013 Eylül ayında yaşlılık aylığının kesilmesi işleminde hukuka uyarlılık bulunmamakla davanın kısmen kabulü ile davacının yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına biriken aylıkların faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davalıya verilmesine karar verildiği, Ancak bu davanın sınırlı talep ile açılan bir dava olduğu, ayrıca müvekkiline ödenecek miktarın net olarak belirlenmediği, 2008-2010 yılları arasındaki emekli aylığının ve 2013 yılından bu zamana kadar geçen sürede biriken aylıkların tahsili amacıyla iş bu davayı ikame etme zaruri yeti hasıl olduğu, Kararın gereğinin yapılması için Kuruma başvuruda bulunduklarında ‘Yapılan inceleme neticesinde; … Bağ-Kur numaralı …’ın 15.08.2005 tarihi ile 19.02.2010 tarihler arasında ticari faaliyetinin bulunduğu emekli olduktan sonra tespit edildiğinden, ilgili dönemler için oluşan prim borcu 19.02.2010 tarihi itibariyle 48.335,34-TL olup belirtilen tutarın ödenerek ilgili dekontun servisimize ibraz edilmesi halinde işlemleriniz mahkeme kararında belirtildiği şekilde sonuçlandırılacaktır.”‘denildiğini, davalı Kurum her ne kadar ticaret sicil kaydını dikkate alarak müvekkilin 15.08.2005 tarihi ile 19.02.2010 tarihleri arasında ticari faaliyetinin ve buna dayalı prim borcunun bulunduğu bu sebeple de prim borcunu öderse ancak emeklilik aylığı bağlanacağını beyan etmiş ise de; gerek … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2018/H92 E. 2018/1811 K. sayılı 27.11.2018 tarihli kararda, gerek Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gerekse de … İş Mahkemesi’nin 2014/508 E. sayılı dosyası kapsamında alınan kök bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere davacı müvekkilin ortağı olduğu … Ekmekçilik Gıda Day. Tük. Mal. ve Turz. Tic. Ltd. Şti.’nin faaliyet süresinin … ticaret odası sicil kayıt tarihlerinin değil, vergi dairesi vergi mükellefiyeti tarihlerinin esas alınması gerektiğini, müvekkilin ilk olarak emeklilik aylığının bağlanması için davalı kurum’a başvuru yapmış olduğu 21.06.2008 tarihinde emekliliğe müstahak olduğuna karar verilerek başvuru tarihi olan 21.06.2008 tarihinden kurumca emekli aylığının bağlandığı 01.03.2010 tarihine kadar geçen sürede hak etmiş olduğu emekli aylıklarının tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL ödenmeyen emekli aylığının yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, ayrıca yine müvekkilin emekli aylığının davalı kurumca haksız şekilde kesilmiş olduğu 01.09.2013 tarihinden iş bu davanın açıldığı tarihe kadar geçen sürede hak etmiş olduğu emekli aylıklarının tespit edilerek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL ödenmeyen emekli aylığının yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; dosya kapsamında alınan 26.12.2020 tarihli bilirkişi raporu ve 16.02.2021 tarihli ek rapor doğrultusunda, dava dilekçesinde 30.000,00 TL olan taleplerini, müvekkilinin başvuru süresi olan 21.06.2008 ve Kurumca emekli aylığının bağlandığı 01.03.2010 tarihleri arasında ve 01.09.2013 tarihinden itibaren davalı Kurumca haksız şekilde kesilmiş olan aylığın, iş bu davanın açıldığı tarihe kadar hak etmiş olduğu emekli aylıklarına ilişkin alacağını 94.919,28 TL artırarak, 124.919,28 TL olarak ıslah ettiğini belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekiline usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının davaya ilişkin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kısmen kabulü ile davacının 21.06.2008-01.03.2010 tarihleri arası döneme ilişkin emeklilik aylığı ve faiz talebinin reddine, 01.09.2013 tarihinden itibaren dava tarihine kadar geçen döneme ilişkin emeklilik aylığı ve faiz talebinin kabulü ile, Aylık+Bayram İkramiyeleri için 95.631,85-TL ve maaşların hak ediş tarihlerinden dava tarihine kadar işlemiş yasal faizi için 19.287,43 TL, olmak üzere toplamda 114.919,28 TL alacağın dava tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; kısmen kabul kararına konu teşkil eden kurum işleminin hukuka uygun olup usule uygun işlem yapıldığı, 01.09.2013 tarihten itibaren davacının emeklilik aylığı, aylık ve bayram ikramiyeleri ve maaştan hak ediş taleplerinin hukuka ve yasaya uygun olmadığı, bu yönde davacı lehine kurulan hükmün bozmayı gerektirdiği, ayrıca dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunun hukuka uygun olmadığı, eksik yargılamanın söz konusu olduğu belirtilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya 01.03.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı ancak daha sonra davalı Kurum tarafından 02.10.2014 tarihli yazı ile davacıya; 2004 – 2014 yılları arasında şirket ortaklığı tespit edildiğinden tahsis talebinden önce yapmış olduğu yapılandırmadaki borç miktarının değiştiğinin, bu nedenle hak kaybına uğramamak için yeni oluşan borcu ödemesi gerektiğinin bildirildiği ve yaşlılık aylıklarının ödenmediği, davacı tarafından anılan Kurum işleminin iptali için dava açıldığı, … İş Mahkemesi’nin 2014/508 E, 2018/113 K sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin 2018/1192 E, 2018/1811 K sayılı kararı ile; ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davacının yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına, biriken aylıkların faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin anılan kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nin 2019/1635 E, 2020/40 K sayılı kararı ile onama kararı verildiği, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin kararından sonra davacı vekilince temyiz sonucu beklenilmeden 10.01.2019 Tarihli dilekçe ile davalı Kuruma başvurularak ödenmeyen aylıkların talep edildiği, ancak Kurumun 03.05.2019 Tarihli yazı ile; sistemde hala prim borcu bulunduğunun görünmesi nedeni ile işlem yapılamadığını belirterek talebin reddedildiği ve davacı tarafından işbu davanın açıldığının anlaşıldığı, istinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2018/1192 E, 2018/1811 K sayılı onama kararı, davacının 21.06.2008 tarihli başvurusu bilgi almak amaçlı olup ilk tahsis talep tarihinin 19.02.2010 olması ve davacıya ödenmesi gereken miktara ilişkin olarak alanında uzman bilirkişiden alınan raporun oluşa uygun ve denetime elverişli, somut veri ve gerekçelere dayalı, yöntemince düzenlendiği dikkate alındığında; ilk derece Mahkemesince davacının 21.06.2008 – 01.03.2010 tarihleri arası döneme ilişkin emeklilik aylığı ve faiz talebinin reddine karar verilmesi isabetlidir. Ancak; dosya kapsamı gereğince ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; 01.09.2013 – 27.07.2014 tarihleri arasına ilişkin yaşlılık aylıkları davacıya ödenmiş olduğundan, 28.08.2018 tarihinden dava tarihine kadar ödenmesi gereken aylıkların davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerekmekte olup ilk derece Mahkemesince hüküm fıkrasında “01.09.2013 tarihinden dava tarihine kadar yaşlılık aylığı ve faiz talebinin kabulüne” şeklinde hüküm kurulması, ayrıca; faize faiz işletilemeyeceği açık olmakla hüküm fıkrasında belirtilen 114.919,28 TL içerisinde işlemiş faiz miktarı da bulunduğundan; ilk derece Mahkemesi hükmünde yer alan “toplamda 114.919,28 TL alacağın dava tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili” ifadesi de hatalıdır. Bu itibarla; istinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yukarıda sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince belirlenen aykırılıklar düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği belirtilerek;
” 1- Davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; … 1. İş Mahkemesi’nce verilen 18.10.2021 tarih, 2019/847 Esas ve 2021/738 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
2-Davanın kısmen kabulü ile;
a-Davacının 21.06.2008 – 01.03.2010 tarihleri arası döneme ilişkin emeklilik aylığı ve faiz talebinin reddine,
b-28.08.2018 tarihinden itibaren dava tarihine kadar geçen döneme ilişkin yaşlılık aylığı ve faiz talebinin kabulü ile aylık+bayram ikramiyeleri için 95.631,85 TL ve aylıkların hak ediş tarihlerinden dava tarihine kadar işlemiş yasal faizi için 19.287,43 TL olmak üzere toplamda 114.919,28 TL alacağın davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine; 95.631,85 TL birikmiş aylığa dava tarihinden itibaren tahsil tarihine dek yasal faiz işletilmesine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla; kısmen kabul kararına konu teşkil eden kurum işleminin hukuka uygun olduğu, davalı müvekkil kurum SGK’nın yapmış olduğu idari işlemlerin hukuka uygun olduğu, hüküm kurulan ilgili tarihten itibaren davacının emeklilik aylığı , aylık ve bayram ikramiyeleri ve maaştan hak ediş taleplerinin hukuka ve yasaya uygun olmadığı, bu yönde davacı lehine kurulan hükmün bozmayı gerektirdiği, ayrıca dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunun hukuka uygun olmadığı, eksik yargılamanın söz konusu olduğu belirtilerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemime ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9. maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…