YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4449
KARAR NO : 2009/9456
KARAR TARİHİ : 23.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; Bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle, 184.931.32TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacılar vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.06.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 10.02.1999 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların davasının kısmen kabulüne ilişkin kararın taraflarca temyizi üzerine, Dairemizce davacının tüm davalının sair temyiz itirazları reddolunarak, davacı çocukların yüksek öğrenime devam edip etmedikleri araştırılmaksızın 25 yaşa kadar destek kaybı hesabının hatalı olduğu ve davacıların maddi tazminat istemlerinin ıslahen artırılan miktarlar için faiz işletilmesine yönelik istemleri olmadığı halde talep aşılarak, ıslahen artırılan maddi tazminatlar için de olay tarihinden faiz işletilmesinin isabetsiz olduğundan bahisle yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Yerel mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında davacılar ek dava açarak olay tarihi ile ıslah tarihi arasında ıslahen artırılan miktarların işlemiş faizleri ve aynı miktarların ek dava tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle birlikte tahsilin istemiştir. Faiz İstemine ilişkin ek davanın asıl alacağa ilişkin dava ile birleştirilmesine karar verilerek yapılan yargılama sonunda, Bozma dışında kalarak kesinleşen konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına çocukların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar taraf avukatlarınca süresinde temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararı isabetsizdir.
HUMK’nun 388/son maddesi gereğince “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Mahkemeler tarafından verilen kararlarda tarafların gösterilmesi, iddia ve savunmaların özetlenmesi, ihtilaflı konular hakkındaki delillerin tartışılması ret ve üstün tutma sebeplerinin açıklanması gereklidir.. Somut olayda mahkemece, birleştirilen Eskişehir iş mahkemesinin 2007/1580 E. Sayılı dosyasında dava konusu edilen faiz talepleriyle ilgili olarak olumlu veya olumsuz karar verilmemiş olması, dolayısıyla birleştirilen dosya hakkında hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Öte yandan hüküm fıkrasının 5 ve 6. bentlerinde manevi tazminatlar üzerinden ret ve kabule göre hüküm altına alınan avukatlık ücretlerinin yazılmamış olması isabetsiz olduğu gibi maddi tazminatın kısmen reddinin mahkemece mükerrer olarak yapılan indirimle, sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına göre çocuk Hakan aleyhine avukatlık ücreti takdiri, keza çocuk… için istem gibi maddi tazminat verildiği halde ret vekalet ücreti takdiri hatalıdır. Ayrıca hüküm altına alınan miktarlara göre karar ilam harcının nasıl hesaplandığı da anlaşılamamaktadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı ve özellikle birleşen dava ile ilgili davacı talepleri hakkında olumlu yada olumsuz karar verilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Davacı ile davalı yararına takdir edilen 625.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, temyiz ve temyiz yoluna başvuru harcının istek halinde taraflara iadesine, 23.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.