YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1605
KARAR NO : 2006/1865
KARAR TARİHİ : 20.03.2006
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 244 ada 200 parsel sayılı 13772.57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz zilyetliğin terki ve ham toprak niteliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş isede; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz kadastro tespiti sırasında 35-40 yıldır sürülüp ekilmediğinden bahisle … adına tespit edilmiş; davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece taşınmazın kimden kaldığı ne kadar zamandır ve ne suretle tasarruf edildiği yeterli şekilde araştırılmamış, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmemiş, uzman bilirkişi ziraat mühendisinin tarım arazisi niteliğinde olmadığı yolundaki raporu nazara alınmamış, tespit bilirkişilerinin tutanaktaki imzalı beyanlarına aykırı düşen ifadeleri esas alınmak sureti ile hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davaya konu parsele komşu tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilip dosyaya konulmalı, taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili bütün delilleri istenilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, uzman bilirkişi ve taraf tanıkları huzuru ile keşif icra edilmelidir. Arazi başında icra edilecek keşif sırasında varsa tarafların dayandığı kayıtlar uygulanıp kapsamları belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, arazi daha önce kullanılmış ve bilahare kullanmaya ara verilmiş ise; bu ara vermenin terk iradesine dayalı olup olmadığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile ve gerekirse yüzleştirme yapılmak sureti ile dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, uzman ziraat mühendisi veya mühendisler kurulundan arazinin niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, uzman bilirkişi raporunun daha önceki raporla çelişmesi halinde nedeni üzerinde durulup giderilmeye çalışılmalı beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece
belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi davacı ile ilgili olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki sınırlama yönünden Tapu Sicil, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlükleri nezdinde soruşturma yapılmamış olmasıda usul ve yasaya aykırı, … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.