YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5910
KARAR NO : 2006/7527
KARAR TARİHİ : 24.11.2006
MAHKEMESİ : … İcra Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’in 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, … İcra Mahkemesinin 11.5.2006 tarihli ve 2006/1452 esas, 2006/1789 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, alacaklı vekilinin 13.9.2005 tarihinde işlem yaptığı ve suçtan haberdar olduğu tarihten itibaren 3 ay geçtikten sonra 27.2.2006 tarihinde şikayette bulunduğu anlaşılmakta, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,
Kabule göre de; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek … Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 5.10.2006 gün ve 45630 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 1.11.2006 gün ve Y.E:2006/251279 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, … 1. İcra Müdürlüğünün 2005/4979 esas sayılı takip dosyasında alacaklı vekilinin en son icra işlemini 13.9.2005 tarihinde yapmak suretiyle fiili öğrenmiş olmasına rağmen sanık hakkında İİK’nun 347. maddesinde belirtilen üç aylık süre geçtikten sonra 27.2.2006 tarihinde şikayet dilekçesi verdiği gözetilmeden şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Ceza Genel Kurulu’nun 13.06.2006 gün ve 2006/10-151-157 sayılı kararında da açıklandığı üzere; öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uygulanan “Kabule göre bozma” yönteminin istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine uygulanması mümkün görülmediğinden, tebliğnamede bu düşünceyle gösterilen diğer kanuna aykırılığı tartışmakta hukuki yarar görülmemiştir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının yazılı emre atfen düzenlediği tebliğnamede yerinde görüldüğünden … İcra Mahkemesinin 11.05.2006 gün ve 2006/1452-1789 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,Bozma üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık … hakkındaki davada şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, hükümlü hakkındaki cezanın ÇEKTİRİLMEMESİNE, 24.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.