YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3554
KARAR NO : 2009/8245
KARAR TARİHİ : 09.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; Bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle, davalı … aleyhine açılan davanın reddine, 114.658.35TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı … San. A.Ş’den alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar ile davalılardan …Moda San. A.Ş. vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.06.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat … ile davalılardan …Moda San. A.Ş. vekili Avukat …… geldiler. Diğer davalı adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe 16.03.2002 günü iş kazasında ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Yerel mahkemenin davalı işverenin kusurunun bulunmadığından davanın reddine ilişkin 28.09.2006 gün ve 713-270 sayılı kararın bir kısım davalılar ile davacılar tarafından temyizi üzerine Dairemizce 01.11.2007 gün ve 17004-19663 sayılı ilamla hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığından bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar taraflar avukatlarınca süresinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece yeniden kusur bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine değinen bozma ilamı üzerine, yeniden kusur bilirkişi incelemesi yaptırılarak düzenlenen rapor doğrultusunda karar verilmişse de bu karar aşağıda açıklanan nedenlerle isabetsiz olmuştur.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Hükme dayanak alınan 29.06.2008 günlü bilirkişi raporunda; olayda işçiyi öydüren kişi ya da kişilerin % 80 ve davalı işverenin %15 , işçinin ise % 5 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Oysa, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle, işverenin dönüş için uygun araç ve koşulları oluşturmadığı da dikkate alınarak, işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Mahkemece yapılacak iş; tüm maddi delilerin toplanmasından sonra kusur bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiği göz önüne alınarak, öncelikle dava konusu olay nedeniyle Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinin 200/107E sayılı dosyasında görülmekte bulunan dava dosyasının son haliyle getirtilerek anılan dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan göz önünde tutularak yeniden hesap raporu almak, bu şekilde hak sahiplerinin zararı belirlendikten sonra, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için, hüküm tarihine en yakın tarihte yürürlükte bulunan katsayı ile hak sahiplerinin gelirlerindeki artışları saptamak suretiyle tazminattan indirilmek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın tüm maddi deliller toplanmadan düzenlendiği anlaşılan inandırıcı güç ve nitelikte olmayan, İş Kanununun 77.maddenin öngördüğü koşulları içermeyen 29.06.2008 tarihli kusur raporunu hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, davacılar ile davalılardan …moda San. A.Ş. yararına takdir edilen 625.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine,
09.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.