YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3663
KARAR NO : 2006/6954
KARAR TARİHİ : 03.11.2006
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak suçundan dolayı … 1. İcra Ceza Mahkemesinin 18.08.2004 gün, 2004/2464-3084 sayılı kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1. maddesi uyarınca 10 gün hafif hapis cezasına hükümlü …’nin … bu cezasının infazı sırasında, 5358 sayılı Kanun’la değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 337. ve 5349 sayılı Kanun’la değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7. maddelerinin aynı tarihte yürürlüğe girmesinden dolayı infazda oluşan tereddüt nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98/1. maddesi gereğince karar talep edilmesi üzerine, 5252 sayılı Kanun’la 5358 sayılı Kanun’un 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden dolayı, özel kanun niteliğinde olan 5358 sayılı Kanun’un 01.06.2005 tarihinde önce işlenmiş suçlarla ilgili olarak verilmiş hükümlere uygulanması gerektiğinden bahisle, hükümlü hakkındaki 10 gün hafif hapis cezasının 5358 sayılı Kanun’la değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesine göre 10 gün disiplin hapsine dönüştürülmesi ve infazı gerektiğine dair, aynı mahkemenin 15.06.2005 gün, 2005/246 müteferrik sayılı kararına vaki itirazın kısmen kabulü ile hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın idari para cezasına dönüştürülmesi talebi yerinde görülmemekle birlikte, infaz rejimi ve sair yönlerden hafif hapis cezasının sanık lehine olacağından bahisle, anılan kararın ortadan kaldırılmasına ve sanığın İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesi gereğince 10 gün hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2005 gün, 2005/345 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, hükmün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek … Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 17/04/2006 gün ve 16102 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 25/05/2006 gün ve Y.E.2006/81830 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür….”, Yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK.nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 7.maddesi ile İİK’nun 337.maddesindeki eylemin müeyyidesi 10 gün disiplin hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddelerine göre müeyyidenin idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir. Kaldı ki 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7/1. maddesi uyarınca 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren hafif hapis cezasının infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır. İtirazın bu şekilde kabulü yerine yazılı şekilde kısmen kabulü ile daha lehe olduğundan bahisle idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının Yazılı Emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılık halinin giderilmesinin de başkaca hallinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2005 gün ve 2005/345 müteferrik sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’nin 5349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa’nın 7., 5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddeleri dikkate alınarak 10 gün karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 YTL’den hesaplanarak sonuç olarak 200.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 3.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.