YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3396
KARAR NO : 2023/342
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/1597 Esas, 2016/766 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89/1, 89/4, 62, 51/1-3 ncü maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine, sanığın sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2…. 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/1597 Esas, 2016/766 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve mağdur vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 19.10.2021 tarihli ve 2021/2375 Esas, 2021/7096 Karar sayılı ilâmıyla;
“Gece vakti, yerleşim yerinde, iki yönlü yolda, 115 promil alkollü olarak idaresindeki otomobil ile seyir halinde olan sanık, kendisine hitaben dur işaret levhasına uymaksızın kontrolsüz kavşağa girdiğinde seyir yönüne göre kavşağa sağ taraftan giren katılan idaresindeki kamyonet ile çarpışması sonucu kamyonet sürücüsü ve aracındaki iki yolcunun yaralandığı olaya ilişkin, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda her iki suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, TCK’nın “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyecek olan kişinin … kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise üç kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması ve her iki suçun birlikte işlenmesi halinde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi, şikayetten vazgeçilmesi veya uzlaşma nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK’nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiği, somut olayda sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığı gözetildiğinde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ”hüküm verilmesine yer olmadığına” kararı verilmesi yerine bu suçtan da mahkumiyetine karar verilmesi,
Taksirle yaralama suçuna ilişkin uygulamada, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken; suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın asli kusurlu olması nazara alınıp …, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun olarak makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari hadden ceza tayini,
Güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 115 promil alkollü olarak … kullandığı tespit edilen sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu, tayin olunan cezasında bu nedenle TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak, sanık hakkında eksik ceza tayini,
Sanık hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanması suçundan hüküm kurulması sırasında, önce TCK’nın 89/1. maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası tayin edilip, daha sonra TCK’nın 89/4. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezasına hükmedilerek kademeli uygulama yapmak suretiyle hükümde çelişki yaratılması,
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2021/701 Esas, 2022/162 Karar kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89/4, 22/3, 62, 51/1-3 ncü maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine, sanığın sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.05.2022 tarihli ve 2022/59222 sayılı, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Eksik inceleme yapıldığına,
2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay tarihinde . ilçesi . Mahallesi . Sokak üzerinde katılan …’ın kullandığı. plaka sayılı … ile seyir hâlinde iken sanık …’un kullandığı . plaka sayılı aracın çarpması nedeni ile trafik kazası yaptıkları, kaza nedeni ile … ile aracında bulunan … ve …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıkları, kaza sonrasında yapılan ölçümde sanık …’un 1.15 promil alkollü olduğu,tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, müştekilerin iddiası, sanık savunması ile tutanak içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı taksirle yaralamaya sebebiyet vermek suçunu işlediği sabit olmakla, sanığın asli kusurlu olarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği bu kapsamda taksirle yaralama suçunu işlediği anlaşılmakla, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği, öncelikle beraatine karar verilmesini, ancak mahkeme mahkumiyet kararı verirse hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istediğini beyan etmiştir.
3.Soruşturma aşamasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre sanık sürücü …’un kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkı vermemek suretiyle asli kusurlu olduğu, diğer … sürücüsü …’ın ise aracın hızını kavşağa yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ederek tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Eksik İnceleme Yönünden
Soruşturma aşamasında yaptırılan kaza tespit tutanağına göre sanık, kendisine hitaben dur işaret levhasına uymaksızın kontrolsüz kavşağa girdiğinde seyir yönüne göre kavşağa sağ taraftan giren katılan idaresindeki kamyonet ile çarpışması sonucu kazanın gerçekleştiği, bu oluşun, dosya kapsamı ve taraf beyanları ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilmemesi Yönünden
Katılanların şikayetlerinin devam ettiği, zararın giderilmediği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2021/701 Esas, 2022/162 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.