YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3376
KARAR NO : 2009/157
KARAR TARİHİ : 22.01.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait, davalı şirkete kasko sigortalı … plakalı aracın … … sevk ve idaresinde iken meydana gelen tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını ve davalı … şirketinin ödemede bulunmadığını bildirerek, 17.755,00 YTL poliçe bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazanın iddia edildiği şekilde gerçekleşmediğini, araç sürücüsünün … tektaş olmadığını ve davacının sigorta sözleşmesinden … yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 YTL tazminatın 08.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı Başak Sigortasından kasko sigorta sözleşmesine dayanarak tazminat talebinde bulunmuştur.
TKT’nun 1369.maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatine kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1370.maddesi gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 879.maddesi uyarınca sigorta tazminatının öncelikle rehin … sahibine verilmesi veya açık muvaafakatının alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır. Mahkemece, bu muvafakatin olup olmadığının araştırılması, bankanın muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.01.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.