YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3484
KARAR NO : 2006/6523
KARAR TARİHİ : 12.10.2006
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık … hakkındaki yargılama sırasında, eylemin yaptırımının idari para cezasına dönüştürüldüğü ve bu cezanın Cumhuriyet Savcılığınca verilmesi gerektiğinden bahisle, dosyanın yetkili ve görevli Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine dair, Bursa 2. İcra Ceza Mahkemesinin 15.6.2005 tarihli ve 2005/53-1467 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2005 tarihli ve 2005/203 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” hükmüne yer verildiği yine 01 Haziran 2005 tarihli mükerrer resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 yılı İcra ve İflas Kanununda bir kısım suçların cezai yaptırımı tazyik hapsine, 337. maddesinden kaynaklanan eylemlerin yaptırımı ise disiplin hapsine dönüştürülmüş olması sebebiyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24, 5252 sayılı Kanun’un 9/3 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddeleri hükümleri gözetilmek suretiyle öncelikle lehe olan Kanun’un tesbit edilerek mahkemesince bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 13/03/2006 gün ve 11003 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 16/05/2006 gün ve Y.E.2005/57335 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, suç tarihinden sonra 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür….”, Yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün Mükerrer Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK.nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 7.maddesi ile İİK’nun 337.maddesindeki eylemin müeyyidesi 10 gün disiplin hapsine dönüştürülmüştür.
Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi gözönünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddelerine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir. İtirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının Yazılı … atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılık halinin giderilmesinin de başkaca hallinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/06/2005 gün ve 2005/203 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ifasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.