Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5736 E. 2009/6536 K. 13.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5736
KARAR NO : 2009/6536
KARAR TARİHİ : 13.10.2009

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, ödenmeyen kooperatif aidat bedellerinin tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının, birikmiş toplam 1.535,00-YTL aidat borcu ve bunun faizinin tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz etmiş olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin yaptığı ödemelerin dikkate alınmadığını, borcun 506-YTL olduğunu savunmuştur. Mahkemece, aynı alacak hakkında derdest takibin olduğu, bu nedenle icra takibi sırasında yapılan derdestlik itirazının haklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddi ile takibin iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece ilk takip derdest iken ikinci kez icra takibi yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu gerekçe ilke olarak doğru ise de; dosyada bulunan her iki icra dosyası incelendiğinde, bu davaya konu icra takibi S.S. Ataköy Konut Yapı Kooperatifi adına yapılmış, ancak derdest olarak kabul edilen önceki icra takibi ayrı bir tüzel kişiliği olduğu belirtilen S.S. Ataşehir Konut Yapı Kooperatifi adına yapılmıştır. Bu durumda, takiplerin alacaklıları farklı olduğundan, aynı taraflar arasında derdest iki ayrı icra takibinden bahsedilmesi mümkün olamayacaktır. O halde, mahkemece açıklanan bu husus yönünden araştırma yapılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekli olduğu gibi, kabule göre de; icra takibine itiraz edilirken ayrıca icra dairesinin yetkisine de itiraz edilmiş olup, öncelikle bu itirazın incelenmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek mahkemece davanın esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.