Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/19471 E. 2009/10045 K. 29.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19471
KARAR NO : 2009/10045
KARAR TARİHİ : 29.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik duruma gelen davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maluliyet oranının %19 oranında olduğunun tespiti ile maddi tazminat isteminin aynen, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle, bu tür uyuşmazlıklarda, öncelikle sigortalının meslekte kazanma güç kayıp oranı ve bu orana göre, Kurum tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin araştırılıp saptanması gerektiği söz götürmez.
Öte yandan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir. 5510 sayılı Yasa’nın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 45. maddesinde sürekli iş göremezlik gelirinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanacağı bildirilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.
Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinde; Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının 5510 sayılı Yasa’ya aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahli Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kululunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere maluliyet oranının tesbitine ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadıkça davalı Kurumca sigortalıya gelir bağlanmayacağından ve maluliyet oranının tespiti ile ilgili İhtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını da ilgilendirdiğinden davalı Kurum tazminat istemli bu davada taraf olmadığından maluliyet oranının tesbiti istemli dava ile tazminat davasının bir arada görülüp sonuçlandırılması fiilen mümkün değildir. Hukuk Genel kurulunun 07.02.2007 tarihli 2007/21-69 Esas, 2007-55 Karar nolu kararı da bu yöndedir.
Somut olayda Sosyal Güvenlik Kurumunca sigortalının sürekli iş göremezlik oranı % 6,3 olarak belirlenmiş ve sigortalıya gelir bağlanmamış, davalının sürekli iş göremezlik oranına itiraza etmesi sebebiyle mahkemece Erciyes Üniversitesi Tıp Fak. Gös hastalıkları Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 06.07.2007 tarihli raporda davacının % 19 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği bildirilmiş, mahkemece bu rapor esas alınarak ve davalının % 50 kusur oranı gözetilerek davacının maddi zararı bilirkişiye hesaplattırılarak peşin sermaye değeri düşülmeksizin 31.139,43YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yapılacak iş; Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenen sürekli iş göremezlik oranına davalı tarafça itiraz olunduğu gözetilerek 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesi çerçevesinde Adli Tıp Kurumundan rapor almak raporlar arasında çelişki bulunması halinde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınarak davacının sürekli iş göremezlik oranını kesin olarak belirlemek, belirlenen bu oran Kurumca belirlenen orandan farlı ise davalıya tespit edilen oran esas alınarak davacıya gelir bağlanmasını Kurumdan talep etmek, Kurumun bu istemi kabul etmemesi halinde giderek Sosyal Güvenlik Kurumu ile davacıyı hasım göstermek suretiyle maluliyet oranının tespiti davası açması için önel vermek çıkacak sonuca göre Sosyal Güvenlik Kurumuna olayda işverenin % 50 oranında kusurlu bulunduğu bildirilerek hüküm tarihine en yakın tarihteki peşin sermaye değerini sorarak bulunan gerçek zarardan düşülmek ve kararı davacının temyiz etmediği de gözetilerek bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesindeki prosedür uygulanmaksızın beden güç kayıp oranının tesbiti ile ilgili ihtilaf hak alanını ilgilendirdiği halde Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olmadığı bu davada davacının sürekli iş göremezlik oranının tespitine, bu oran esas alınmak suretiyle Kurumca sigortalıya bağlanan gelirin en son peşin sermaye değeri düşünülmeksizin maddi tazminata hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır..
2-Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Kaldırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 5286 sayılı Yasa’nın geçici (l.a) bendinde, kaldırılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün taşra teşkilatının kadro ve pozisyonları, personeli, tüm varlıkları, araç, gereç ve taşınırları, tapuda bu Genel Müdürlük adına kayıtlı olan taşınmazları ve hizmet binalarının İstanbul ve Kocaeli illerinde büyükşehir belediyelerine, diğer illerde il özel idarelerine devredileceği hükme bağlanmıştır.Anılan yasanın geçici l.maddesinin (b) bendinde ise, kaldırılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün merkez teşkilatının kadro ve pozisyonları, personeli, tüm varlıkları, araç, gereç ve taşınırları ile hizmet binaları ve diğer taşınmazlarının Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’na devredileceği belirtilmiştir.Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün leh ve aleyhine açılmış davalar ve icra takiplerinde devir durumuna göre ilgili idarenin kendiliğinden taraf sıfatını kazanacağı hususu da 5286 sayılı Yasa’nın geçici 5.maddesinde yer almıştır.
Bu nedenle anılan yasa gereği Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Kayseri İl Özel İdaresine devredilmiş olması nedeni ile Karar başlığında Kayseri İl Özel Müdürlüğü yerine Köy hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün davalı olarak gösterilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 29.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.