Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/2220 E. 2007/2046 K. 31.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2220
KARAR NO : 2007/2046
KARAR TARİHİ : 31.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1952 yılında yapılan kadastro sırasında 64 parsel sayılı 68250 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle … oğlu Arif ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Tespite karşı Hazine temsilcisi, Hazine’ye ait yelerden olduğu iddialarına dayanarak, köy temsilcisi, köy merası olduğu iddialarına dayanarak, …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tespite itiraz yoluyla dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, diğer davaların reddine, Hazinenin davasının kabulüne ve çekişmeli parselin davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tespit ve davalılar dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı, davalılar dayanağı 1937 tarih (4) tahrir numaralı vergi kaydı taşınmaza uysa da davalı tarafın çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olduğu, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğe hukuken değer verilemeyeceği belirtilerek ve çekişmeli taşınmazın tespit vasfı esas alınarak “tarla” niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dayanak tapu kaydı tesisinde (6) Kili Amedi, tedavüllerinde (96) dönüm miktarındadır. Aynı tapu kaydı tesisinde “tarik-i amm” ve “Vartan tarlaları” olarak iki sınırlı iken Haziran 1336 tarih (4) sayılı tedavülünde dört sınırlı hale gelerek sınırlarında değişme meydana gelmiştir. İncelenen Haziran 1336 tarih (4) sayılı kaydın edinme sebebine göre, kaydın sınırlarındaki bu değişimin hukuki dayanağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmaz üzerinde 17.11.1995 tarihinde yapılan keşfe katılan mahalli bilirkişi ve davalı taraf tanığı, çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kaydı kapsamında kaldığını ve çekişmeli taşınmaza tespit gününde davalı tarafın zilyet olduğunu bildirmiştir. 26.02.2005 tarihinde yapılan keşfe katılan mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişi ile oturumlarda beyanları alınan bilirkişi ve taraf tanıkları ise çekişmeli taşınmazın mera niteliğinde Hazine yeri olduğunu, çekişmeli taşınmaz üzerinde hiç bir zaman davalı tarafın zilyet olmadığını bildirmiştir. Mahkemece, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasında doğan çelişki usulen giderilmeden, çekişmeli taşınmaza tespit tarihinden önce kimlerin zilyet olduğu ile çekişmeli taşınmazın tespit günündeki niteliği ./..

2007/2220-2046 Sh:2

netleştirilmeden hüküm kurulmuştur. Eksik ve yetersiz araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, komşu köylerden elverdiğince yaşlı ve davada yararı bulunmayan kişiler arasından usulen seçilecek mahalli bilirkişiler ve usulen bildirilecek taraf tanıkları ile önceki keşiflerde dinlenmiş mahalli bilirkişi ve tanıklar hazır olduğu halde mahallinde keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, tespit ve davalılar dayanağı tapu kaydı ile davalılar dayanağı vergi kaydı tesislerinden itibaren, mevki ve sınırlarıyla okunarak usulen mahalline uygulanmalı, dayanak çekişmeli taşınmaza uyup uymadıkları ile uyuyorsa kapsamları komşu parseller dayanağı kayıtlardan da yararlanılarak belirlenmelidir. Mahalli bilirkişilerce bilinemeyen mevkii ve sınırlar için taraflara tanık dinletme olanağı tanınmalıdır. Taşınmazın sınırında bulunan yolların kadim ve sabit olup olmadıkları ile özellikle çekişmeli taşınmaza batı taraftan bitişik 67 parsel sayılı taşınmazın öncesinde “Vartan tarlası” olup olmadığı belirlenmeye çalışılmalıdır. Yine tespit gününde çekişmeli taşınmaz üzerinde kimlerin, ne zamandan beri ve ne şekilde zilyet oldukları maddi olaylara dayalı sorulup saptanmaya çalışılmalı, çekişmeli taşınmazın öncesinde mera veya kaçak-yitik kişilerden Hazine’ye intikal eden yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmelidir. Ayrıca, uzman ziraatçı bilirkişiden taşınmazın niteliğini belirler ve uzman fen bilirkişiden kayıt uygulamasını ve keşfi izlemeye olanak verir raporları alınmalıdır. Bu şekilde yapılacak araştırmanın sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Bir kısım davalılar vekili ile bir kısım davalıların temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi